DR.İRFAN PEKSOY

“Vefalı Türk geldi gene, selam Türk’ün bayrağına.”

Ahmed Cevad

Ekim Devrimi sonrasında Azerbaycan… 

Bağımsızlığını 28 Mayıs 1918 tarihinde ilan etmiş olan ve 16 Haziran 1918 tarihinde de Tiflis’ten Gence’ye gelerek faaliyetlerini Gence’de sürdürmeye başlayan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti (AHC) Hükûmeti, başlangıçta Azerbaycan topraklarının tamamına hâkim değildi. Bunun sebebi ise Bakü ve civarının 2 Kasım 1917 tarihinden beri (Ermeni kökenli ve Lenin yanlısı Bolşevik Stephan Şaumyan liderliğindeki bir Bolşevik ve Taşnak koalisyonu şeklindeki) Bakü Sovyeti Hükûmetinin kontrolünde olmasıydı.

Zorlu Günler … 

Bu süreçte Azerbaycan’da 30 Mart, 1 ve 2 Nisan 1918tarihlerinde Bolşevik ve Taşnaklar tarafından Bakü ve havâlisinde Azerbaycan Türklerine karşı büyük bir katliam yapılmış, bu katliamda çatışmalar ağırlıklı olarak 30 Mart’ta gerçekleşmiş olduğu için bu katliam Azerbaycan tarihinde “Mart Gırgını” olarak anılır olmuştur. 

3. Ordunun İleri Harekâtı…

Rusya’daki merkezi idarenin Bolşeviklerin eline geçmesiyle sonuçlanan Ekim Devrimi Sonucu (07.11.1917) Rusların Kafkas Cephesi çökmüş, Rus kuvvetlerinin çekildiği işgâl altındaki topraklarda Geçici Batı Ermenistan Hükûmeti kurulmuş, bu idare emrindeki silahlı unsurların bölgedeki Müslüman ahâliyi katletmeye başlaması üzerine OsmanlıDevleti’nin başlattığı diplomatik çabalardan çözüm alınamayınca 12 Şubat 1918 tarihinde Kafkas Cephesindeki 3. Ordu birlikleri cephe boyunca ileri harekâta başlamış, 14 Mart 1918 tarihi itibarıyla işgâl altındaki vatan topraklarıkurtarılarak savaş öncesindeki sınırlara ulaşılmış, 30 Nisan 1918 tarihinde de Osmanlı Devleti’nin 1828 yılında sınırlarına ulaşılmıştı.

Azadlık – bağımsızlık …

Gürcülerin, Ermenilerin ve Azerbaycan Millî Şûrasının da kurucu unsur olduğu Güney Kafkasya Federal Cumhuriyeti 22 Nisan 1918 tarihinde bağımsızlığını ilan etmişti. Federal Cumhuriyeti oluşturan kurucu unsurlarının çıkarlarının birbirinden hayli farklı olması bu cumhuriyeti de hayli kısa ömürlü kılar. Bu bağlamda kurucu unsurlardan Gürcistan mebusları 26 Mayıs 1918 tarihinde federasyondan ayrılarak bağımsızlığını ilan eder. Aynı gün Ermenistan mebusları da federasyondan ayrılarak Ermenistan Demokratik Cumhuriyetini ilan eder. Federasyonun bir diğer kurucu unsuru olan Azerbaycanlı mebuslar da Azerbaycan Millî Şûrası (Konseyi) adı altında toplanarak 28 Mayıs’ta Azerbaycan Halk Cumhuriyeti (AHC)ni ilan eder. 

Her ne kadar…

Her ne kadar siyasi varlığı bir aydan biraz daha fazla olsa da 26 Nisan 1918 tarihinde kurulmuş olan Güney Kafkasya Federal Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında bir tampon devlet olarak işlev göreceği için Osmanlı Devleti bu federal cumhuriyetin kurulmasını desteklemiş, bu cumhuriyetin dağılması sonrasında da bunun siyasî mirası üzerinde kurulan yeni cumhuriyetler ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ile birlikte karşılıklı siyasi ilişkiler kurmak ve geliştirmek istemiştir. 

Almanya’nın Tavrı…

Osmanlı Devleti’nin Kafkas Cephesinde elde ettiği bu parlak başarılar, zengin petrol kaynaklarına sahip Azerbaycan’a da ilgi duymakta olan Almanya’yı rahatsız etmiş, Osmanlı Devleti’nin Kafkasya’daki başarılarından endişe duymuştur. 

Çözüm… 

Bu bağlamda Almanya, Filistin Cephesinin önecelik arz ettiğini öne sürerek Filistin Cephesinden Kafkas Cephesine kuvvet kaydırılmasını itiraz eder. 

Enver Paşa gerek Mart Gırgını’ndan sonra gerek Osmanlı Devleti’nin Kafkasya’da ilerlemesi hâlinde bu kuvvetin insan gücü ihtiyacının yerelden karşılanması için gerekse de Almanya’nın bu itirazı nedeniyle ortaya çıkan sıkıntının aşılabilmesi, Azerbaycanlı soydaşlara ve Kuzey Kafkasyalılara-Dağıstanlılara yardım edebilmek için Şark Ordular Grubuna bağlı bir askerî unsur olarak Kafkas İslam Ordusunun kurulmasını sağlar.

Nuri Paşa… 

Nisan 1918 ayında karargâhı ile birlikte Musul’a gelen (Enver Paşa’nın küçük kardeşi ve fahrî mirlivâ / tümgeneral) Nuri (Killigil) Paşa, 13 Nisan’da Musul’dan ayrılır ve 4 Mayıs’ta da Tebriz’e ulaşır, 25 Mayıs’ta da Gence’ye gelerek Kafkas İslam Ordusunu kurmaya başlar. Her ne kadar “Ordu” olarak adlandırılsa da Kafkas İslam Ordusu, Ruslarla yapılan yoğun çatışmalarla eriyen Kafkas Ordular Gurubu, 9. Ordu ile Şark Ordular Grubuna bağlı bir kolordu olarak yapılandırılmıştır. 

Amaç …

Azerbaycanlı ve Dağıstanlı Müslüman gönüllülerden oluşan ve komutanlığına Nuri Paşa’nın atandığı Kafkas İslam Ordusunun amacı; kargaşa içinde bulunan Azerbaycan ve Dağıstan‘ı Bolşevik Rus işgâli tehlikesinden kurtararak bağımsızlıklarını sürdürmelerine yardımcı olmaktı. 

Batum Antlaşmaları…

Osmanlı Devleti, Batum Anlaşmaları (04-08.06.1918) kapsamında Güney Kafkasya’da Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti ve AHC, Kuzey Kafkasya’da ise Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ile barış ve dostluk antlaşmaları imzalar. Kafkas Cephesinde 12 Şubat 1918 tarihinden beri devam etmekte olan harp hâline son vermek maksadıyla yine Batum Antlaşmaları kapsamında Osmanlı Devleti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında 4 Haziran’da Barış ve Dostluk Antlaşması imzalanması üzerine Ermenistan’a yönelik devam etmekte olan harekât da sonlandırılır. 

Bu antlaşma sonucu…

Bu antlaşma sonucu, Türk kuvvetlerini, Ermenistan toprakları üzerinden Gence’ye göndermek imkânı da elde edilir. Nuri Paşa’nın Tebriz üzerinden 25 Mayıs’ta 149 subay ve 488 askerle birlikte Gence’ye gelmesinin ardından Türk birlikleri Ermenistan toprakları üzerinden geçerek 10 Haziran’da Gence’ye ulaşır ve Kafkas İslam Ordusu bünyesine katılır. 

Laleler…

Devam etmekte olan I. Dünya Savaşı’nın sonlarına yaklaşıldığında Kafkas İslam Ordusunun, Azerbaycan Türklerini Bolşevik Rus ve Ermeni zulmünden kurtarmasına ilişkin edebî metinlerde dile getirilen şükran ifadelerinden biri de çoğu Türk insanının bildiği (güftesi Aslan Aslanov, bestesi de Talman Hacıyev’e ait olan) “Lâleler” türküsüdür. 

Lale – Gelincik… 

Azerbaycan Türkçesinde “lâle” kelimesi ile Anadolu Türkçesinde “gelincik” kastedilmekte, Anadolu Türkçesindeki “lâle” kelimesinin Azerbaycan Türkçesinde karşılığı “tulpan”olarak ifade edilmektedir.

Gardaş kömeği…

Azerbaycanlı kardeşlerine gardaş komeği (kardeş yardımı) yapan/getiren Nuri Paşa komutasındaki Türk birliğinin oluşturduğu manzara bestekâr (Talman Hacıyev) tarafından lale (gelincik) tarlasıyla sembolize edilir. Sanatın zirvesindeki bu benzetme, duyguları kabartan anlamlar yüklüdür. 

Gence halkı Türk askerinin kendilerine yardıma gelişini kurbanlar keserek karşılar. 

Resulzâde’nin duyguları… 

AHC’nin kurucu lideri Mehmet Emin Resulzâde, Nuri Paşa ve Türk askerinin Gence’ye gelişine ilişkin duygularını “O zaman müthiş bir anarşiye mâruz, diğer taraftan da Bolşevik tecavüzü ile tehdit olunan Gence, Nuri Paşa’yı ve askerlerini gökten inmiş halaskâr (kurtarıcı) bir melek gibi telakkî etmiştir.” şeklinde dile getirir. 

Selam Türk’ün Bayrağına…

Stalin tarafından 1937 yılında kurşuna dizilerek idam ettirilen “Azerbaycan Millî Marşı”nın güftesini de yazmış olan Azerbaycan’ın ünlü şairi Ahmed Cevad, Gencelilerin, kurtarıcısı olarak gördüğü Türk askerine teveccühünü ve Gence’de Azerbaycan bayraklarının yanında Osmanlı bayraklarının asıldığını görünce (Türkiye’de “Çırpınırdı Karadeniz” diye bilinen) I. Dünya Savaşı döneminde yazmış olduğu “Selam Türk’ün bayrağına” şiirini Kafkas İslam Ordusuna armağan eder. Ahmed Cevad bu şiirinde “Vefalı Türk geldi gene, selam Türk’ün bayrağına” demektedir. 

Gecikseydin…

Ahmed Cevad, Kafkas İslam Ordusunun harekâtı için de duygularını şu dizelerle dile getirmiştir: “Şu karşıki duman çıkan bacadan / Sen gelmeden iniltiler çıkardı. / Gecikseydin mazlumların feryadı / yeri, göğü, kâinatı yıkardı.”

Gence’de sağlanan istikrar…

Azerbaycan genelindeki Türkler ile Ermeniler arasındaki gerginlik Gence’de de mevcut olup, yaşanan gelişmelere paralel olarak şehrin iki yakası arasındaki irtibat da kesilmişti. 25 Mayıs’ta Gence’ye gelmiş olan Nuri Paşa, kentteki Ermenilerin silahlarını toplatmak istemesi üzerine Ermeniler buna yanaşmayınca kentin Ermeni mahâllelerine yönelik başlatılan askerî operasyon 13-14 Haziran gecesi başarıyla tamamlanır. 

Yazın evvelinde…

Azerbaycan Türklerinin azadlığı için ilk çarpışma Gence civarında gerçekleştiği için Talman Hacıyev bahse konu şiirin sözlerine “Yazın evvelinde Gence Çölü’nde” diye başlar. Daha sonra (15 Eylül 1918 tarihinde) Kafkas İslam Ordusu Bakü’yü de alır. Güftesi Aslan Aslanov’a ait olan bahse konu şarkının sözleri aşağıda olup parantez içindeki ifadeler de şarkının sözlerinin Türkiye Türkçesine göre yazılmış hâlidir. 

LÂLELER 

(Güfte: Aslan ASLANOV. 

Beste: Talman HACIYEV) 

LÂLELER 

(Güfte: Aslan ASLANOV. 

Beste: Talman HACIYEV) 

Yazın evvelinde Gence Çölü’nde

(Yazın öncesinde Gence dışında) 
Çıhıblar yene de dize lâleler

(Çıkmışlar yine de dize lâleler)

Yağışdan ıslanan yaprağlarını

(Yağıştan ıslanan yapraklarını)

Seripler dereye düze lâleler

(Sermişler dereye ve ovaya lâleler)

Lâleler, lâleler, lâleler, lâleler.

Hayalimden neler gelib ne geçer

(Hayalimden neler gelip neler geçer) 

Yaz gelir ellere durnalar göçer

(Yaz gelince turnalar uzaklara göçer) 

Bulağlar semaver ağ daşlar şeker

(Bulutlar semâver, ak taşlar şeker) 

Benzeyir çemende köze lâleler

(Çimenlerdeki lâleler köze benziyor) 

Lâleler, lâleler, lâleler, lâleler.

Meylim üzündeki gara haldadır

(Yüzündeki sıkıntılı hâl beni üzüyor) 

Hicranın elacı ilk vüsaldadır

(Hicranın ilacı ilk kavuşmadadır)
Ne vakittir âşığın gözü yoldadır

(Sizleri çok seven bizlerin gözleri çoktandır yoldadır)
Bir gonağ gelesiz bize lâleler

(Tez zamanda bize gelesiniz lâleler)

Lâleler, lâleler, lâleler, lâleler.

Türkünün icrası…

Söz konusu türküyü Cavid Tebrizli’nin yorumuyla dinlemek isteyenler bahse konu türküye aşağıdaki uzanımdan erişim sağlayabilir. 

[*] İrfan Paksoy. Dr., Emekli Hava Kurmay Albay, Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı. 

© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir