Hamid Ahmedzade/Şair


12 bin yıldan beri, Bozkurt dünya Türkleri arasında kutsal sayılmaktadır ve Türk dilli insanlar ile kavimler bu kültürü, âdeti ve ananeyi yaşatmakta, günümüze kadar taşımışlardır.

İran Türkleri, tarih boyu İran’da yaşadığı coğrafyada, en az yüzde elli nüfusu şekillendirirken; 1923’te bu millet devletsizliğe maruz kalsa bile, İran’da Türkler en az 50 milyon kişi olarak yaşamaktadırlar.

Bu Türklerin mitolojisinde Bozkurt kutsal sayılmakta ve tanınmaktadır.

Günümüzde Güney Azerbaycan’ın Karadağ bölgesinde, özellikle Bayburt, Bayat, Kaçar, Güneşli, Aksaklı, Karababalardan, Karapapaklar, Gönpapaklı, Hemşeli ve diğer Türk dilli ve Türk illi ailelerde erkek çocuk dünyaya gelirse, o çocuğun göbeğini Bozkurt’un belinde olan üç paçalı kemik ile bağlarlar veya beleğine dikerler ki o erkek uşak Bozkurt gibi korkmaz ve yürekli olsun. Bu âdet ve anane, Türklerin eski inançları sayılan şamanizmden gelmiştir ve günümüze kadar korunmuştur.

Güney Azerbaycan’da, küçükbaş hayvan yetiştirenler, dini vergiler vermekle kurtlara da pay ve hak çıkarırlar. Yani kurtların da karınlarının doyması farzdır.

Bizim Güney Azerbaycan’da kış günlerinde hava çok soğuk olur ve her yer kar ile mühürlenir; öyle ki tükürsen havada donar ve bütün ülke ağbaht karlara emanet bırakılır, hiç kimse evinden dışarı çıkmaz. O zaman kurtlar acıkırken, sözde mesela Sehend veya Savalan dağlarının yüce ve yüksek kulelerine durmayıp böyle ulaşarlar:

“Allah’tan buyruk, ağzıma kuyruk.”

Derhal kapıyı aç kurtlara kayıptan lokma gelir.

Türkler arasında bu inanç var ki; kim ki büyük bir mal ve devlete kavuştu veya savaşta zafer kazandıysa derler:

O adamın kurdu ulamıştır.”

Tebriz’de her başarılı ve şanslı insana derler: “O adamın başına kurt atılmıştır.”

Türk kültüründe bir inanç var ki derler: “Kurt, tek hayvandır ki Kur’an’da uğradığı töhmetlerden ve bühtanlardan temizlenip müberra olmuştur.”

Kur’an’da Hz. Yusuf Suresi’nde, Hz. Yakub’un oğulları kurda töhmet atarlar ve yalan yere söylerler ki sanki Hz. Yusuf’u kurt yemişti. Hz. Yakub kurdu ihzar ederek (huzuruna çağırarak) kurttan açıklama dilemişti. Kurt da Hazreti Yakub’un cevabında söylemişti: “Tanrı tarafından bize destur vardır ki; Allah’ın peygamberlerinin eti, kanı bizlere haram kılınmıştır. O zaman ben nasıl o hazreti yedim ki onun gömleği sapsağlam kalmıştı?” O zaman Hz. Yakub söyledi: “Sen nereden gelirsin?

” Kurt söyledi: “Babam kurdun ziyaretinden geliyorum.”

Azerbaycan’da her kim musafirliğe (yolculuğa) giderken karşısına kurt çıkarsa hoş ve uğurlu sayılır. Ama tavşan görürse, tavşan bed uğursuz ve kötü sayılır.

Azerbaycan’da her kimse hastalansa, kurt elini onun küreğine vurup o hasta iyileşir.

Azerbaycan’da hangi kadının döşünde (göğsünde) süt olmazsa ki çocuğunu emzirsin, kurt eliyle o kadının döşlerine vururlar, derhal o kadının döşlerine süt gelir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir