Bugün, yakın Türk tarihinin en büyük milli uyanışlarından birinin 20. yıl dönümü. Bundan tam 20 yıl önce, İran devlet medyasında Türk milletini alçakça hedef alan ırkçı bir karikatür, Güney Azerbaycan’da milyonlarca Türk’ün ayağa kalktığı ve faşizme boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya haykırdığı tarihi bir dönüm noktasına dönüştü.

Hakarete Karşı Ortak Öfke: “Haray Haray Men Türk’em!”

22 Mayıs 2006 tarihinde, İran devletine ait resmi İran (Sayda) gazetesinin çocuk ekinde, Türkleri alenen aşağılayan ve onları “hamam böceği” olarak tasvir eden skandal bir karikatür yayımlandı. Türk dilini ve kimliğini hedef alan bu faşizan yaklaşım, bardağı taşıran son damla oldu.

Bu hakaret karşısında sessiz kalmayı reddeden Güney Azerbaycan Türkleri; Tebriz, Urmiye, Erdebil, Zencan, Hoy ve Sulduz başta olmak üzere neredeyse tüm şehirlerde sokaklara döküldü. Günlerce süren protestolarda milyonlar, tankların ve silahların karşısında göğsünü siper ederek tek bir ağızdan haykırdı:

“Haray Haray Men Türk’em!” (Feryat feryat ben Türk’üm!)

Asimilasyon Politikalarına İndirilen En Ağır Darbe

İran rejiminin yıllardır yürüttüğü sistemli asimilasyon ve unutturma politikaları, 2006 yılındaki bu şanlı direnişle duvara tosladı. Türk milleti; kimliğinin, dilinin ve kültürünün ayaklar altına alınamayacağını canı pahasına kanıtladı. Rejimin sert müdahalelerine, tutuklamalara ve verilen şehitlere rağmen geri adım atmayan Türk halkı, o kara günü bir milli uyanış destanına çevirmeyi başardı.

20 Yıl Geçti, Öfke de İnanç da İlk Günkü Gibi Diri!

Bugün, o tarihi direnişin üzerinden tam 20 yıl geçmiş durumda. Dünyanın dört bir yanına dağılmış olan Türk milleti, 22 Mayıs’ı acı bir hatıra olarak değil, faşizme ve ırkçılığa karşı kazanılmış bir bilinç zaferi olarak anıyor.

Bu anma, sadece geçmişi yad etmek değil, aynı zamanda geleceğe dair verilmiş güçlü bir mesajdır:

 Türk milleti boyun eğmez: Hangi coğrafyada olursa olsun, Türk kimliğine uzanan eller her zaman karşısında çelikten bir irade bulacaktır.

 Birlik ruhu diridir: 2006’da Tebriz’de çakan o kıvılcım, bugün dünyanın dört bir yanındaki Türklerin kalbinde bir meşale gibi yanmaya devam etmektedir.

Unutmadık, unutmayacağız! 22 Mayıs 2006, Türk milletinin esarete, hakarete ve faşizme karşı asla diz çökmeyeceğinin sonsuza kadar sürecek olan manifestosudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir