İSTANBUL — Türk futbol tarihinin akışını değiştiren, imkansız denileni gerçeğe dönüştüren o tarihi gecenin üzerinden tam 26 yıl geçti. 17 Mayıs 2000’de Kopenhag’ın Parken Stadyumu’nda yazılan destan, bugün hala ilk günkü sıcaklığı ve coşkusuyla yürekleri titretmeye devam ediyor. Galatasaray’ın İngiliz devi Arsenal’ı devirerek UEFA Kupası’nı müzesine götürdüğü o an, sadece bir spor başarısı değil, bir ülkenin “Biz de varız!” haykırışıydı.

İnanç, Ter ve Zafer: 120 Dakikalık Sinir Harbi

Şampiyonlar Ligi’nden elendikten sonra “Hedefimiz UEFA Kupası” diyen efsane teknik direktör Fatih Terim ve öğrencileri, Bologna, Borussia Dortmund, Mallorca ve Leeds United’ı tek tek dize getirerek finale yürümüştü. Karşılarında ise Henry, Bergkamp, Vieira ve Petit’li kadrosuyla dünyanın en çekindiği takımlardan biri olan Arsenal vardı.

90 dakikası ve uzatmaları nefes kesen bir taktik savaşına sahne olan maçta, Galatasaray uzatmalarda 10 kişi kalmasına rağmen geri adım atmadı. Kaptan Bülent Korkmaz’ın çıkan omzuna rağmen bandajla sahada kalışı, Popescu’nun savunmadaki liderliği ve Taffarel’in Henry’nin kafasında yaptığı, fizik kurallarını zorlayan o efsane kurtarış maçın kaderini belirledi.

“Haydi Popescu, Haydi Oğlum!”

Kupa beyini belirleyecek penaltı atışlarında sinirlerine hakim olan taraf sarı-kırmızılılar oldu. Ergün Penbe, Hakan Şükür ve Ümit Davala’nın fileleri havalandırmasının ardından, tüm Türkiye’nin nefesini tuttuğu o an geldi.

Spikerin “Haydi Popescu, haydi oğlum…” sözleriyle yankılanan vuruşta, Rumen yıldız topu ve David Seaman’ı ayrı köşelere gönderdi. O anda sadece Kopenhag değil, Edirne’den Kars’a tüm Türkiye ve Türk dünyası ayağa kalktı. Galatasaray, namağlup unvanıyla UEFA Kupası’nı kaldıran ilk ve tek Türk takımı olarak tarihe geçti.

“Biz Bu Kupayı Türkiye’ye Getireceğiz Demiştik”

Fatih Terim’in maçtan önce soyunma odasında yaptığı ve oyuncuların gözlerini yaşartan o tarihi konuşma, bu zaferin arkasındaki ruhu özetliyordu: “Kazanacaksınız, kazanmak için oynayacaksınız. Ama kaybetseniz de benim gönlümde hep şampiyonsunuz.”

Bugün, 17 Mayıs 2026’da, o kupanın İstanbul semalarında yükselişinin 26. yıl dönümünde, Türk futbolu hala o gecenin yarattığı özgüven ve vizyonla besleniyor. Ali Sami Yen’in “Türk olmayan takımları yenmek” hedefi, o gece Kopenhag’da sonsuza kadar mühürlendi.

Maç Kadrosu (Unutulmaz Nesil): Taffarel, Capone, Popescu, Bülent Korkmaz, Ergün Penbe, Okan Buruk, Suat Kaya, Ümit Davala, Hagi, Arif Erdem, Hakan Şükür.

Sonradan Girenler: Hasan Şaş, Ahmet Yıldırım, Hakan Ünsal.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir