Prof.Dr.Abdulhamit Avşar

Trump’ın Çin ziyaretinin düşündürdükleri / 1

Öncelikle belirtmek gerekir ki ABD Başkanının Çin ziyareti mart ayı sonuna planlanmış, duyurusu da çok önce yapılmıştı.

Trump’ın ziyaret haberinin açıklandığı o günlerin hemen öncesinde Çin büyük bir iç kriz yaşıyordu. Çin diktatörü Şi, Askeri Konsey Başkan yardımcısı ile Genelkurmay Başkanını tutuklatmış, bu eyleme Çin Halk Ordusu güçlü bir direnç göstermeye başlamıştı.

Bu olaylar sırasında. Çinli sosyal medya hesaplarında ordu ile Şi’nin karşı karşıya geldiği, askeri birliklerin hareketliliğinin arttığı yolunda haberler, görüntüler yayınlanıyordu. Bu durum bazı dış gözlemciler tarafından da teyit ediliyordu.

Yine Çinli sosyal medya hesaplarında yer alan bir başka iddia da Şi’nin Trump’ın desteği için telefonla görüşmek istediği, ancak bunu başaramadığı yolundaydı. Her nasılsa, sonraki günlerde Trump, bir açıklama yaparak mart ayı sonunda Çin’i ziyaret edeceğini duyurdu. Bilindiği gibi bu ziyaret, ABD’nin İran saldırısı ve savaşın uzaması sonucu mümkün olmadı. Dolayısıyla bugüne kalmış oldu.

Şimdi, ziyaret vesilesiyle yapılan yorumlara, değerlendirmelere bakıyorum, bir süredir Çin’in makyajına aldandığı görülen bazı “uzmanlar”, bu ziyareti, Çin’in ABD’yi dize getirmesi olarak sunuyorlar.

Öncelikle, bu tür yorum yapanları, Sovyetler Birliği dağılmadan bu ülkeye yapılan ziyaretlere ve yapılan övgülere bakmalarını tavsiye ediyorum.

İkinci olarak gelişmeleri şu sorularla birlikte tahlil etmek daha yararlı olabilir:

Acaba, birden bire niye Çin’i şişiren bir görüntü oluşturulmaktadır? Şi, hanedanlığını sürdürebilmek için hangi tavizleri vermiş olabilir? Çin ordusunun ve siyasal hiziplerin bundan sonraki tutumu nasıl olur?

Bu soruların cevabının ne olabileceğine ışık tutan bir gelişmeyi ben söylemiş olayım: Trump’ın Hürmüz Boğazı sorununda Çin’in ABD’yi desteklediği açıklaması… Bu açıklama ile Çin balonu söndürülmüş, içinin ne kadar boş olduğu, müttefik olarak kendisine güvenilemeyeceği tüm dünyaya gösterilmiştir.

Bunu örtmek için de sözde Şi’nin Tayvan’la ilgili gerekirse çatışmayı göze alacakları açıklaması servis edilmiştir. Diplomasi dilinden birazcık anlayan herkes bilir ki, bu tür bir ziyaret sırasında ifade edilen böyle sözler, sadece verilen tavizleri gözden kaçırma taktiğidir. Dikkatleri konudan kaçırmak için sahnelenen sözde yiğitlik gösterileridir.

Özetle, kanaatim bir kez daha pekişti ki, Çin’in sonu yaklaşıyor. Sovyetler Birliği’nin akıbeti bekliyor bu yapay ve sözde “dev” siyasal yapıyı…

#ABD

#Çin

#Trump

#ŞiCiping

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir