Dr. İRFAN PAKSOY

Giriş…
I. Dünya Savaşı’nın ilk iki yılında Kafkas Cephesindeki Osmanlı (Türk) kuvvetleri üstün Rus kuvvetleri karşısında hayli gerilemiş, 1916 yılı sonu itibarıyla da Tercan (Erzincan)’akadar geri çekilmişti. Rusya’da Çarlık Monarşisini sona erdiren Menşevik Devrimi (13.03.1917) ve bundan yedi ay sonra da meydana gelen Ekim Devrimi (07.10.1917), 1917 yılında Kafkas Cephesinde adeta çatışmasızlık hâline sebebiyet verdiği gibi Ekim Devrimi’nin ardından Kafkas Rus Ordusunun çözülmesine, Kafkasya’ya çekilmesine ve dağılmasına neden olmuş, bu durum da gerek Kafkas Cephesinde Rus işgâli altında olan Osmanlı topraklarınınınkurtarılması için elverişli bir ortam oluşturmuş gerekse de büyük bir çalkantı yaşayan Kafkasya coğrafyasında da bir jeopolitik boşluk meydana getirmiştir.
Kafkasya Jepolitiğinde Oluşan Boşluk…
Çarlık Monarşisi döneminde Kafkasya Özel Valiliği adlı bir idarî birim tarafından yönetilen Kafkasya’da, Menşevik Devrimi sonrasında Petrograd’da işbaşına gelen geçici hükûmet tarafından Kafkasya’nın idaresi için bahse konu idarî birim yerine 22 Mart 1917 tarihinde Kafkasya’nın, özellikle de Transkafkasya (Güney Kafkasya)’nın yönetimi için kısa ve Rusça adıyla OZAKOM (Özel Transkafkasya Komitesi) adında geçici bir idarî organ oluşturulmuştur. Ancak OZAKOM, Ekim Devrimi’ne kadar geçen süre zarfında pek bir varlık gösteremediği ve bölgenin sorunlarını da yeterince çözüm getiremediği için halk nezdinde de beklediği desteği bulamamıştı. Ekim Devrimi ile birlikte Bolşevikler Rusya’da merkezî yönetimi ele geçirmiş olmakla birlikte Menşevik unsurların ağırlıkta olduğu Tiflis’te Gürcü, Ermeni ve Azerbaycanlı delegeler tarafından 24-27 Kasım 1917 tarihlerinde yapılan toplantı sonucu Bolşevik hâkimiyetini tanımayan ve Rusya Kurucu Meclisi toplanana kadar da geçici bir hükûmetin kurulması kararı alınır, Rusya’da Kurucu Meclis oluşturuluncaya kadar, OZAKOM’un yerini alacak olan (bölgenin geçici hükûmeti olarak) Tiflis’te bir tür federasyon olan ZAKAVKOM (Transkafkasya Komiserliği/Hükûmeti) oluşturularak hükûmet üyeleri belirlenmiştir.
Bakü Sovyeti / Komünü…
Tiflis’te bu gelişmeler yaşanırken Bakü Guberniyasının (idarîyönetim biriminin) arazisinde 2 Kasım’da Ermeni asıllı Bolşevik Stepan Şaumyan liderliğinde üyelerinin çoğunluğu Bolşevik olan Bakü Sovyeti Hükûmeti (02.07.1917-26.07.1918) kurulmuştu. Şaumyan Mart 1918 ayında Bolşevik lider Lenin tarafından Kafkaslarda Bolşevik iktidarın etkin hâle getirilmesiyle görevlendirilmiştir.30.03-03.04.1918 döneminde yaşanan ve Mart Olayları olarak bilinen hâdiselerde Bakü şehri ve civarında Bakü Sovyeti ve Ermeni Devrimci Federasyonu kuvvetlerinin Müsâvât Partisi ve Kafkas Süvari Tümeni arasında meydana gelen çatışmalar sırasında Azerî sivillere yönelik katliam yaşanmış olup, Azerbaycan Türkü ve diğer Müslümanlardan 3.000-12.000 arasında insan öldürülmüştür. “Mart Gırgını” olarak bilinen bu katliam sonucunda Bakü’de iktidar tamamen Bolşeviklerin eline geçtikten sonra, Bakü’deki mevcut yönetimin 13 Nisan’dan sona erdiği 31 Temmuz’a kadar bahse konu yönetim “Bakü Komünü” olarak tanınmıştır.
Elviye-i Selâse’nin Kurtarılması
Rusya ile Merkezî Devletler arasında imzalanan Brest LitovskBarış Antlaşması [03.03.1918) sonucu 1877-1878 Osmanlı–Rus Harbi sonucu imzalanan Berlin Antlaşması gereği Ruslara bırakılan Elviye-i Selâse (Kars, Ardahan ve Batıum)’nin Osmanlı Devleti’ne verileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen gerek bu konuda Rusya’nın ayak sürümesi, gerekse de işgâl altındaki yerleşim merkezlerinde Rusya himâyesindeki Ermeni milislerin Müslüman Türk ahâliyezulüm ve katliamda bulunması ve bu konuda yapılan resmî girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine 3. Osmanlı Ordusu tarafından 12 Şubat 1918 tarihiinde başlatılan ileri harekâtsonucu 23 Mart itibâriyle 1914 yılındaki savaş öncesi Osmanlı-Rus sınırına ulaşılmış, Nisan ayı sonunda bu cephede Elviye-i Selâse tamamen işgâlden kurtarılmış, 1877-1878 Savaşı’ndan önceki Türk-Rus sınırına ulaşılmış ve Brest-Litovsk’ta diplomatik olarak elde edilen bir hak da askerî harekâtla fiilen de elde edilmiş olunur. Ancak bu tarihten sonra da askerî harekât 4 Haziran 1918 tarihinde Batum Antlaşmaları imzalanana dek devam etmiştir.
Bir Kere Yükselen Bayrak…
22 Nisan 1918 tarihinde Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyetlerinin katılımıyla kurulan Transkafkasya Demokratik Federal Cumhuriyeti(TDFC)’nin başkenti olan Tiflis’te 26 Mayıs 1918 tarihinde çok önemli gelişmeler olur.
Kafkas Cephesinde Mayıs 1918 ayının sonuna dek devam eden Osmanlı 3. Ordusu’nun ileri harekâtı sırasında gerek Trabzon Konferansı (14.03-14.04.1918) ve gerekse de Batum Konferansı’nda (11.05-04.06.1918) istediği sonucu elde edemeyen Transkafkasya Federal Cumhuriyeti dağılma sürecine girmişti.
TDFC’yi oluşturan tarafların millî çıkarları birbirleriyle örtüşmediğinden bu konferanslarda sonuç alınabilmesi için Konfederasyonu oluşturan milletlerin birer bağımsız hükûmet hâline gelmeleri şarttı. Bu görüş Osmanlı Devleti tarafından ileri sürülmüş ve ancak ayrı ayrı hükûmetler olarak barış yapılabileceği, Batum Konferansı’nda (11.05-04.06.1918) Kafkas Delegeler Heyetine bildirilmişti.
İç ve dış politikaya ilişkin konularda önemli fikir ayrılıklarına sahip TDFC Hükûmetindeki Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan temsilcilerinin uzlaşma zemininden uzaklaşmaları üzerine, TDFC Seymi(Yasama Meclisi) 26 Mayıs 1918 tarihinde Tiflis’te yaptığı son toplantıda kendi kendini feshettiğini ve TDFC Hükûmeti’nin de sona erdiğini bildirir. Aynı gün Gürcüler ile Ermeniler bağımsızlığını ilan etmiş, 28 Mayıs’ta da Azerbaycan Millî Şûrâsı (Meclisi) Gence’de kurucu lider Mehmet Emin Resûlzâde’nin önderliğinde “Bir kezyükselen bayrak bir daha inmez” nidâlarıyla Azerbaycan Halk Cumhuriyeti (AHC)’nin bağımsızlığını ilan etmiştir.
Millî ve Sosyalist Dönemler…
AHC’nin devlet gücü üç koldan oluşuyordu: Azerbaycan parlamentosu, hükûmet ve yargı. Devlet, kanunlar ve parlamento tarafından kabul edilen kararlarla yönetiliyordu. Azerbaycan topraklarında yaşayan tüm halklar, milletvekilleri tarafından parlamentoda temsil edildi. Yürütme gücü hükûmete aitti. Hükûmet parlamentoya karşı sorumluydu.
AHC hükûmeti 28.05- 16.06.1918 tarihleri arasında Tiflis’te (Gürcistan), 16.06- 17.09.1918 Eylül tarihleri arasında Gence’de ve 17.09-28.04.1920 tarihleri arasında da Bakü’de faaliyet göstermiştir.
AHC, I. Dünya Savaşına son veren barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek üzere toplanan Paris Barış Konferansı (18.01.1919-21.01.1920) kararıyla da bağımsız bir devlet olarak tanınmış, Dünyanın birçok ülkesiyle büyükelçilik ve misyon düzeyinde diplomatik ilişkiler kurmuş, ikili ve çok taraflı anlaşmalar yapmış, bağımsız bir yargının kurulması için de önemli adımlar atmıştır.
AHC, uluslararası hukuk normlarını büyük ölçüde ihlal eden Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nin askerî müdâhalesi sonucunda 28 Nisan 1920’de ortadan kaldırılmış, ülke toprakları Kızılordu birlikleri tarafından işgal edilmiş ve ülke tekrar Rusya’ya boyun eğdirilmiştir.
Sonuç…
1990’ların başında SSCB çözülmeye başlamıştı. Bu süreçte Azerbaycan’da yönetime hâkim olan “Azerbaycan Sovyet Sosyalist Yüksek Konseyi” de ismindeki “Sovyet Soyalist” kelimelerini kaldırmış, sonrasında da Azerbaycan Cumhuriyeti “bağımsızlık bildirisi”ni kabul etmiş ve devlet bayrağı olarak da 28 Mayıs 1918 tarihinde ilan edilen AHC’nin bayrağını kullanmaya başlamış, 18 Ekim 1991 tarihinde ülkede yapılan referandum yoluyla Bağımsızlık Bildirisi‘ni doğrulatmıştır.
Kendisini, 28 Mayıs 1918 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiş olan “AHC’nin siyasi vârisi” olarak kabul etmiş olan Azerbaycan Cumhuriyeti, AHC’nin bağımsızlığını ilan ettiği gün olan 28 Mayıs’ı da her yıl resmî bayram olarak kutlamaktadır.
1990 yılından itibaren “Cumhuriyet Günü” adıyla resmî bayram olarak kutlanmakta olan bu önemli günün adı 2021 yılında kabul edilen bir yasa ile “Bağımsızlık Günü”olarak değiştirilerek aynı şekilde kutlanmaya devam edilmektedir.
Azerbaycan halkının Bağımsızlık Günü kutlu olsun, devleti ve milleti de sonuza dek güçlü ve refah içinde var olsun.
[*] Emekli Hava Kurmay Albay, Ankara Üniversitesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı, araştırmacı ve yazar.
KAYNAKLAR
Gnkur ATASE Bşk.lığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi Kafkas Cephesi 3. Ordu Harekâtı, C. II, Gnkur.Bsmv., Ankara 1983
Enis Şahin, Türkiye ve Maverâ-yı Kafkasya İlişkileri İçerisinde Trabzon ve Batum Konferansları ve Antlaşmaları (1917-1918), TTK Bsmv., Ankara 2002.
İrfan Paksoy, Azerbaycan Aydınları, Alka Yayınevi, Trabzon 2021.
İrfan Paksoy, Cihan Harbi’nde Osmanlı Devleti, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2018.
İzzet Öztoprak, İzzet “Maverayı Kafkas Hükûmeti”, Sekizinci Askerî Tarih Semineri Bildirileri, XIX. ve XX. Yüzyıllarda Türkiye ve Kafkaslar, Cilt I, Gnkur. ATASE Bşk.lığı Yay., Gnkur.Bsmv., Ankara 2003, Erişim Tarihi: 12.04.2026.
Ramin Sadıgov, “Rus İhtilallerinin Azerbaycan’a Etkileri: Bağımsızlığa Giden Yol”, Gazi Türkiyat, Bahar 2015/16, Ankara, Erişim Tarihi: 12.04.2026.