LEİLA ONLAŞ / ALMATİ


Başkurt, Tatar, Tuva ve Saha (Yakut) millî hareketlerinin temsilcilerinin, Rusya’ya Türk Devletleri Teşkilatı’nda (TDT) gözlemci statüsü verilmesine karşı çıkmalarına doğrusu hiç şaşırmadım.

Bu durumu açıklayan kişisel bir gözlemim var.

Dubai’de Rusya’da yaşayan farklı Türk halklarının temsilcileriyle sohbet etme fırsatım oldu. Tatarların Tatarca, Başkurtların Başkurtça, Çuvaşların ise Çuvaşça konuştuklarını duydum.

Özellikle Çuvaş dili ilgimi çekti. Kulağa oldukça farklı gelen, son derece güzel ve melodik bir dil. İlk kez Çuvaşçanın özgün ses yapısını bu kadar belirgin biçimde duydum. Türk dillerinin Bulgar (Ogur) kolunun günümüzde yaşayan tek temsilcisi olan Çuvaşça, diğer Türk dillerinden oldukça farklı bir ses yapısına sahip.

Tatarlarla ise oldukça rahat iletişim kurabiliyorduk. Çünkü Kazak Türkçesi ve Tatar Türkçesi, Türk dillerinin Kıpçak grubuna mensup. Dolayısıyla aralarında pek çok ortak özellik bulunuyor.

Ancak beni en çok etkileyen başka bir şeydi: İnsanlar ana dillerinde son derece özgür, açık ve çekinmeden konuşuyorlardı. Kimse onlara müdahale etmiyor, kimse Rusça konuşmalarını istemiyordu. Çevredeki Rusça konuşan insanlar da bu durumu son derece doğal karşılıyordu.

İşte o an Türk dünyasının ne kadar zengin ve çeşitli bir kültürel yapıya sahip olduğunu bir kez daha fark ettim.

Bu insanların tamamı Rusya Federasyonu vatandaşı. Ancak Rusya vatandaşı olmaları, onların millî kimliklerini, dillerini ve tarihsel hafızalarını Rus kimliğinin bir parçası hâline getirmiyor.

Rusya, bünyesinde 21 cumhuriyet bulunan federal bir devlettir. Bu cumhuriyetlerin önemli bir bölümü farklı millî ve etnik toplulukların tarihsel yurtlarıdır. Bu gerçeğin anlaşılması son derece önemlidir.

📍 Dolayısıyla Rusya’nın Türk Devletleri Teşkilatı’na dâhil edilmesi önerisi son derece önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

Tatarları, Başkurtları, Çuvaşları, Tuvaları, Sahaları, Balkarları, Kumukları ve Karaçayları bu teşkilatta kim temsil edecek? Moskova mı, yoksa Türk halklarının kendileri mi?

Millî hareketlerin temsilcileri bu konudaki tutumlarını açıkça ortaya koydu. Yaşadıkları devletin, kendileri adına otomatik olarak söz söylemesini istemiyorlar.

İşte Türk dünyasının üzerinde düşünmesi gereken asıl mesele de budur.

Türk birliği yalnızca coğrafi sınırlardan veya bir devletin haritadaki varlığından ibaret değildir.

Türk birliği; halkların millî kimliklerini koruma, ana dillerinde konuşma, kültürlerini yaşatma ve kendi geleceklerini özgür iradeleriyle belirleme hakkına dayanır!

#TürkDevletleriTeşkilatı #TDT #TürkDünyası #TürkHalkları #Tatarlar #Başkurtlar #Çuvaşlar #Tuvalar #Sahalar #TürkBirliği #Turan