ARZU GAZIYEVA – BAKÜ

Rusya’nın Wildberries’e ait tesisleri birbiri ardına devre dışı bırakılıyor. Dün Ryazan’da, bugün ise Penza’da bir tesis vuruldu. Böylece vurulan tesislerin sayısı 7’ye ulaştı. Wildberries’in Rusya genelinde bu ölçekte toplam 25 tesisi bulunuyor.Yerle bir olan tesislerde meydana gelen zararın 1,28–1,53 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Bunların yeniden inşası için ise 250–460 milyon dolardan fazla kaynak ve aylar sürecek bir çalışma gerekiyor.

Bu ölçekteki zararların tamamını sigorta şirketleri genellikle üstlenmiyor. Ayrıca satıcılarla yapılacak görüşmeler ve zararların nasıl karşılanacağı da başlı başına bir sorun hâline geliyor. Bu süreç doğrudan şirketin itibarı, finansal gücü ve izlenecek politikalarla bağlantılı.Wildberries, Rusya’nın en büyük pazaryeri ve perakende satış operatörlerinden biri. Infoline verilerine göre 2025 yılında platform üzerinden satılan malların toplam değeri 4,56 trilyon rubleye ulaştı. Bu, Rusya’daki ikinci en büyük rakam.

Peki, Rus petrol rafinerilerinden sonra Kiev’in ikinci önemli hedeflerinden biri neden pazaryerleri olabilir?Çünkü burada yalnızca devasa depolardan değil, Rus ekonomisindeki ticari dolaşımı sağlayan büyük lojistik merkezlerden söz ediyoruz. Ukrayna’nın Rusya’daki bu 25 büyük depoyu devre dışı bıraktığı bir senaryoda ortaya çıkabilecek sonuçları tahmin etmek bile zor.

Yalnızca 7 tesiste meydana gelen zarar ve yeniden inşa maliyetleri toplamda 2 milyar doları aşabilecek bir büyüklüğe ulaşıyorsa, 25 tesisin tamamının devre dışı kalması durumunda ortaya çıkacak ekonomik kayıp artık birkaç milyar dolarla ifade edilemeyecek boyutlara çıkabilir.

Pazaryerlerinin vurulması yalnızca maddi kayıp anlamına gelmiyor. Aynı zamanda ticarette ciddi kesintiler meydana gelmesi demek. Ticarette yaşanacak bir kriz zincirleme reaksiyon yaratarak küçük ve orta ölçekli işletmeleri de beraberinde sürükleyebilir. Bu, yüz binlerce insanın işsiz kalması ve bunun birkaç katı insanın temel mal ve hizmetlere erişim sağlayan tedarik zincirlerinde ciddi sorunlarla karşılaşması anlamına gelebilir.

Rusya’nın savaş açısından hayati önem verdiği insansız hava araçlarının üretimi de lojistik ve tedarik zincirlerinde meydana gelecek aksamalardan kaçınılmaz olarak etkilenebilir.Bu açıdan bakıldığında, pazaryerlerinin devre dışı bırakılmasının Rus ekonomisine vereceği toplam zararın bazı yönleriyle petrol rafinerilerine yönelik saldırıların oluşturduğu zarardan çok daha kapsamlı olabileceği ileri sürülebilir.

Yaptırımlara tabi Rus oligark Oleg Deripaska, Wildberries’in iflasının Rusya’nın mali sistemini sarsabilecek sonuçlar doğurabileceğini öne sürüyor. Deripaska, meselenin boyutunu bankacılık sektörü üzerinden şu mantıkla açıklıyor:“Bankaya bir milyon ruble borcunuz varsa bu sizin probleminizdir. Bir milyar borcunuz varsa artık bankanın problemidir.

”Wildberries’in de bankalara milyarlarca rublelik yükümlülükleri bulunuyor. Böyle bir şirketin ciddi ödeme sorunları yaşaması hâlinde bunun bankaların kredi portföyleri, likiditesi ve diğer finansal işlemleri üzerinde önemli etkileri olabilir.

Bunun sonucunda mudilerin bankalardaki paralarını kitlesel biçimde çekmeye başlaması hâlinde sorun daha geniş bir finansal krize dönüşebilir. Bankacılık sisteminde ortaya çıkabilecek büyük çaplı temerrütler ise Rusya’nın genel mali sistemini ağır biçimde sarsabilir.

Mali sistem ciddi bir krize girerse savaşın finansmanı da zorlaşır. Bunun yanı sıra ekonomik kayıpların geniş toplum kesimlerine yayılması, yüz binlerce insanın tepkisini sokağa taşımasına neden olabilir.

Bu perspektiften bakıldığında Kiev’in stratejisinin mantığı daha açık hâle geliyor: Petrol rafinerilerinin sistematik biçimde devre dışı bırakılması yakıt arzında kriz yaratmayı hedefliyorsa, dijital ticaret ve lojistik altyapısının devre dışı bırakılması da ekonominin finansal ve ticari dolaşım mekanizmalarını zayıflatmayı amaçlıyor olabilir.

Eğer mevcut eğilim sistematik ve kesintisiz biçimde devam ederse, Kiev’in bundan sonraki stratejik hedeflerinin enerji altyapısına yönelmesi ihtimali de göz ardı edilemez. Özellikle kış öncesinde enerji altyapısı üzerindeki baskının artırılması ve sonbahar ayları için zaman zaman gündeme getirilen yeni bir genel seferberlik ihtimalinin Rusya üzerinde oluşturacağı toplumsal yük birlikte değerlendirildiğinde, Moskova açısından çok daha ağır bir tablo ortaya çıkabilir.

Bu iki baskı alanı aynı anda etkili hâle gelirse Rusya’yı ciddi ekonomik, mali ve toplumsal sorunlar bekleyebilir. Üstelik ortaya çıkacak sonuçların yalnızca Rusya sınırları içerisinde kalacağı da garanti değildir.

Putin’in ekonomik meseleleri ne ölçüde önemsediği ayrıca tartışılabilir. Ancak otoriter sistemlerin varlıkları tehdit altına girdiğinde öncelikleri değişir; sistem kendisini koruyabilmek için daha önce dokunulmaz görülen ekonomik ve toplumsal kesimleri dahi feda edebilir.

Asıl soru da burada ortaya çıkıyor:Yaptırımlara rağmen ekonomik sistemini ayakta tutmayı başaran Rusya başka hangi yöntemlerle ekonomik ve toplumsal açıdan diz çöktürülebilir?