AYŞENAZ ÇİMEN -İSTANBUL

18 Temmuz’da Van’ın Erciş ilçesinin Ulupamir Köyü’nde şenlikteydim. Kırgız Türklerinin yaşadığı bugüzide köyde Kırgız Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 35. yılı kapsamında `12. Ulupamir Kültür Şöleni`düzenlendi. Öyle güzelliklere şahit oldum ki ve bir o kadar da gurur duydum. Böyle zor bir coğrafyadaTürk kültürünün yaşatılması tıpkıkışın ayazında karların içinden çıkan bir kardelen gibi..Peki Ulupamir Köyü’nde yaşayan Kırgız Türkleri neden bu coğrafyaya geldi? Kaç senedir buradayaşıyorlar, geçim kaynakları neler? Birçoğumuzun bundan haberi yok. O vakit sizleri boğmadanbilgilendirmek isterim.

*”Asya’nın çatısı” olarak anılan Kırgızistan’ın Pamir Dağı yaylalarından Van’a uzananbir yurt edinmehikâyesidir Ulupamir. Van ilinin Erciş ilçe sınırları içerisinde yer alan Ulupamir Köyü’nde yaşayanKırgız Türkleri’nin ataları, bazı sebepler nedeniyle, 1917 yılında Kırgizistan’dan Tacikistan, Çin’in DoğuTürkistan bölgesi, Afganistan’ın PamirYaylası ve Afganistan içlerini kapsayan çok büyük ve geniş biralan içerisinde, defalarcagöç etmek zorunda kalmışlardır. Uzun yıllar boyuncayaşamış oldukları bu göçserüveni en nihayetinde Türkiye’de Van ilininErciş ilçesine bağlı Ulupamir Köyü’nde son bulmuştur.

Kırgız Türklerinin göç süreci, etnik yapıları,gelenekleri, görenekleri, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomikyaşam tarzları bugüne kadarfarklı açılarından pek çok akademik çalışmaya konu olmuş ve farklı açılardanincelenmiştir. Fakat naçizane tavsiyem Ulupamir’i makalelerden okumaktansa köye gidip 3-4 gün vakitgeçirmeniz. Türk kültürünün o saf öz halini hissedip bir kez daha iyi ki Türk olarak dünyaya gelmişimdiyeceksiniz.

*Ulupamir’e geldiğinizde Kırgız Türklerininat yetiştiriciliğinden keçe sanatına, giyim kuşamdanbirçokgeleneksel el sanatlarına muazzam yeteneklere sahip olduğunu göreceksiniz. Öz eleştiri yapmak istiyorumki bu yetenek kaybolmaya yüz tutmuş. Köyde elbette bu kültürü yaşatmaya çalışanlar var mesela yıllarönce İstanbul’dan Van’a taşınmış Ulupamirli Kanatbeg Kenan Aytaç Kırgız Türklerinin gelenekselotaklarını imalat edip Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor hem ticareti hem de kültürel etkileşimi aktiftutmaya çalışıyor. Hatta bu konuyla ilgili geçtiğimiz aylarda TRT Avaz’da bir belgesele konuk olmuştu,otakların yani boz üylerin hikayesini anlatmıştı. Bu tarz hareketler hem Ulupamir’i daha dakurumsallaştırır hem de Türk kültürü kısıtlı bir coğrafyaya sıkışıp kalmaz. Bu konuda kalkınmaajanslarına, belediyelere, kaymakamlığa, valiliğe, kültür turizme vs. çok iş düşüyor. Aslında TİKA,Ulupamir’e biraz daha kurumsal bir kimlik yükleyebilir. Tabi burada STK’lara çok iş düşüyor. Şöyle birgöz gezdirdiğimde birden fazla Ulupamir Kırgız Türkleri ile ilgili dernek, vakıf, oluşum gördüm.

Hepsinin ivedi bir şekilde federasyon altında toplanıp daha da kurumsal bir kimlik kazanması lazım.Neden derseniz.

*Bakınız Türkiye’de artık kültür ve kimlik savaşı ile karşı karşıyayız. Doğu doğudur, batı batıdır diyeni miararsınız, batı hepimizin doğu bizim diyeni mi size listenin sonunu getiremem eğer saymaya başlarsam.

Türkiye’yi Türksüzleştirmek istiyorlar, tarihimizden tutun da yemek kültürümüze kadar örtülü biroperasyonla kimliğimizi, rengimizi silmeye çalışıyorlar. Toprağın altı ben Türk’üm diye bağırıyor,toprağın üstündekiler sahte bir tarih yaratarak Türk’ü bu topraklardan silmeye çalışıyorlar. İşte böyle birdönemde Ulupamir’in Vanr/Erciş’teki varlığı çok kıymetli.

*Ulupamir’in bir başka özelliği ise köyün neredeyse tamamı korucu.Kimisi gönüllü korucu kimisi güvenlikkorucusu. Kırgız Türk’ü Ulupamirli korucular yıllardır terörle mücadelenin en kritik noktalarında görevyapmışlar ve halen de vatan nöbetini tutmaya devam ediyorlar. Her evde bir korucu var. Köyün korucubaşı Beşir Abiyle ayaküstü ufak bir sohbet ettik, 30 yıldır korucu kendisi. “Buralarda biz varız, gözünüzarkada kalmasın.” dercesine sessiz bir bakışa sahipti kendisi. Ha bu arada hiçbirinin dilinden şu ifadeleriduyamazsınız: “Bizim hakkımız yok, biz korucular çok çalışıyoruz, vay efendim şundan memnun değilizvs.

“İlla ki hayatta hepimizin sistem içerisinde rahatsız olduğu noktalar var ama bunları dile getirirkendevletimizin kimliğine, manevi ruhuna zarar gelmeden dile getiriyoruz. Ulupamir’deki korucular da tamolarak böyle bir ruha sahip. Mekanları cennet olsun korucu şehitleri var, Allah uzun ömürler versingazileri var, terörle mücadelenin tam merkezinde görev yapmış askerleri, polisleri var. Mesela Antalya İlSağlık Müdürlüğü’nde çalışan gazi Ali Timurhan Timur kardeşimiz var,kendisi şehit ve gazi ailelerindenmüzik koroları kurup onlarla birlikte güzel etkinlikler düzenleyerek bu manevi ruhu yaşatmakta. Ve dahanicesi kahraman. Allah onlardan razı olsun, Türk’ün var olduğu her yerde huzur daim olsun.

*Ulupamir ismi nereden geldi derseniz o dönemin Türkiye İskân Bakanı Kırgız Türk’ü aksakallılara diyorki ‘Siz Pamir’den geldiniz. Burası da daha ulu olsun o yüzden Ulupamir olsun’ demiş. Zaten gelen KırgızTürkleri de bu ismi daha makul bulmuşlar ve köyün adı bu şekilde koyulmuş. Van’a getirilenler ciddisorunlar yaşadılar. Kırgız Türkleri, Pamir’den Van’a geldikten sonra, yaklaşık bir 6-7 yıl dünyadanbihaber yaşamışlar. O dönemdeiletişim araçları da şimdiki gibi gelişmediği için yaşadıkları coğrafyada negibi sorunlarla karşılaşacaklarını haklı olarak tahmin edememişler. Türkçe’yi sonradan öğrenmişler vs.Tabi zamanla yerleşik hayat oturmaya başladıkça ve komşu köylerle de iletişim kuruldukça Ulupamirterör belasıyla tanışmış. Sizin de bildiğiniz gibi Ulupamir’in konuşlandığı bölgede terör had safhada. Busebeple Ulupamir’den rahatsız olan etnik bölücü zihniyetteki teröristler ‘Burası bizim, burası atalarımızın,babalarımızın yeri. Devlet sizi buraya getirdi amaburalar bizim yerimiz.” şeklinde Ulupamir köyünü veköylülerini çok rahatsız etmişlerdir. Bu baskı halen devam etmektedir. Yukarıda bahsettiğim geleneksel elsanatları tasarımcısı Kanatbeg Kenan Aytaç’ın Van/Muradiye’deki işletmesini PKK’lılar birçok kez tacizetmişlerdir, atlarına zarar vermişlerdir, kısacası Muradiye’den taşınması için her türlü illegal yöntemiuygulamışlardır.

*Yazımın başında da belirttiğim gibi delilsiz, belgesiz, içeriksiz bir tarihle Türklerin, Anadolu’dansilinmesi için ellerinden geleni yapıyorlar bu duruma örnek olarak Ulupamir köyünün maruz kaldığıtarihsel baskılama ve karalama yönteminden bahsetmek istiyorum sizlere. Özellikle köyün etrafındakietnik bölücüler “Bu topraklarda atalarımızın ve bizim kanımız döküldü.. Buköyün (Ulupamir) 1930’luyıllarda yani Cumhuriyetin kurulduğu il yıllarda ismi Burhanlı Köyü. Biz buraya gelmeden yıllar önce bubölgede 1930-1935 yıllarında Ağrı İsyanları, Muradiye isyanları, Zilan İsyanları olmuş. Dahasonra1930’lu yıllarda bu bölgede bazı isyanlar ve ayaklanmalar çıkınca devlet o dönem bu köyleri tasfiyeederek burayı TİGEM’e (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) devretmiş. Siz niye geldiniz? Devlet sizineden getirdi? Siz savaştankaçtınız. Burası Zilan Mezarlığı siz burada kalaamzsınız Orta Asya’ya defolupgideceksiniz, Orta Asya eşekleri. Kendi memleketinizi savunmadınız..” vb. Birçok ifade ile Ulupamirbölgede çoğu zaman baskılara maruz kaldı.

Bütün bu iftira ve baskılara rağmen Ulupamir, misafiperverözelliğinden, insanlığından, kardeşlik hukukundan hiçbir zaman vazgeçmedi. Kürt-Türk ayrımı yapmadı,etnik bölücü PKK terör örgütü mensubu teröristleri hiçbir zaman köyüne ve köyünün berisine aslayaklaştırmadı. Tam da Türk’e yakışır bir kimlikle Doğu Anadolu’da adeta bir Ötüken oldu…

*Misafirperverlikleri için Ulupamir’e çok teşekkür ederim 2 gün çok kısa bir süreydi benim için ama birdaha ki sefere Ulupamir’de daha uzun bir vakitte misafir olmak isterim Hoş gerçi insan kendisini oradaevinde gibi hissediyor. Türk’ün gölgesinin olduğu her yer evidir, sevgi ile kalın. Fotoğraflardan daanlayacağınız üzere renklerle, nakışlarla, çekik gözlerle, sazla sözle Ötüken, Ulupamir’in tam içinde..