“Unutmayacağız, Unutturmayacağız”

İSTANBUL – Irak Türkleri Derneği tarafından, 14 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı’nın 67. yılı dolayısıyla Fatih Kültür Sanat Merkezi’nde geniş katılımlı bir anma konferansı düzenlendi. Türkmen şehitlerinin rahmet ve minnetle anıldığı programa akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Programın açılış konuşmasını Irak Türkleri Derneği Başkanı Eyüp Kerem yaptı. Kerem, Kerkük Katliamı’nın yalnızca hüzünle anılan bir tarih olmadığını, aynı zamanda milli hafızanın diri tutulması gereken bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Konuşmasında, “Biz bu anmaları sadece üzülmek, acılarımızı tazelemek ya da Türkmenleri acındırmak için yapmıyoruz. Amacımız, Kerkük şehitlerini unutturmamak, onların mücadelesini gelecek nesillere aktarmak ve Türkmen davasını daha güçlü şekilde yaşatmaktır.” diyen Kerem, her yıl aynı kararlılık ve aynı heyecanla anma programlarının düzenlenmesinin önemine dikkat çekti. Şehitlerin emanetine sahip çıkmanın tüm Türk dünyasının ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Açılışın ardından söz alan Savaş Avcı, Kerkük meselesinin yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Avcı, konuşmasında Türk dünyasının Kerkük ve Irak Türkmenleri konusunda daha güçlü bir dayanışma sergilemesi gerektiğini ifade ederek, Türkiye’nin ve Türk dünyasının bu konuda ortak bir bilinç oluşturmasının önemine değindi. Daha önce çeşitli platformlarda da dile getirdiği görüşlerini yineleyen Avcı, Türkmenlerin tarihî ve kültürel mirasının korunmasının, genç nesillerin Kerkük konusunda bilinçlendirilmesinin, uluslararası kamuoyunda Türkmen haklarının daha etkin şekilde savunulmasının ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalar yürütmesinin gerekliliğini anlattı. Kerkük’ün yalnızca Irak Türkmenlerinin değil, bütün Türk milletinin ortak davası olduğunu vurguladı.

Konferansın konuşmacılarından Kerkük Vakfı Başkanı Erşat Hürmüzlü, 14 Temmuz 1959 Katliamı’nın Irak Türkmenlerinin toplumsal hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, Kerkük’ün tarihî Türk kimliğine ve Türkmenlerin bu topraklardaki varlığına dikkat çekti. Türkmenlerin yıllardır maruz kaldıkları baskılara rağmen kimliklerini, dillerini ve kültürlerini korumayı başardıklarını ifade eden Hürmüzlü, Kerkük davasının sadece geçmişi anmakla değil, geleceği inşa edecek çalışmalarla güçleneceğini söyledi.

Programın bir diğer konuşmacısı Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahir Nakip ise Kerkük meselesini tarihî, siyasi ve hukuki boyutlarıyla değerlendirdi. Nakip, Türkmenlerin Irak’ın asli kurucu unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek, Kerkük’ün demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamaların uluslararası hukuk açısından da ele alınması gerektiğini ifade etti. Türkmenlerin haklarının uluslararası platformlarda daha güçlü savunulmasının önemini vurgulayan Nakip, akademik çalışmaların ve bilimsel araştırmaların Kerkük gerçeğinin dünya kamuoyuna anlatılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Anma programına siyaset dünyasından da geniş katılım sağlandı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Büyük Birlik Partisi (BBP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) temsilcileri programa katılarak yaptıkları konuşmalarda Kerkük şehitlerini rahmetle andı ve Irak Türkmenlerinin haklı mücadelesine destek mesajları verdi. Programda ayrıca Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından gönderilen mesaj ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün anma dolayısıyla gönderdiği mektup da katılımcılara okunarak paylaşıldı.

Duygusal anların yaşandığı konferans, 14 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı’nda şehit edilen Türkmenler için yapılan dualarla sona erdi. Katılımcılar, Kerkük’ün unutulmaması, Türkmenlerin haklı mücadelesinin uluslararası alanda daha güçlü şekilde anlatılması ve Türk dünyasının bu konuda ortak hareket etmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.

Irak Türkleri Derneği tarafından düzenlenen anma konferansı, yalnızca 14 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı’nın acı hatırasını yaşatmakla kalmayıp, Türkmen davasının geleceğine ilişkin ortak iradenin ve dayanışma ruhunun bir kez daha ortaya konulduğu anlamlı bir buluşma olarak hafızalarda yerini aldı.