Dr.Aynur İmran /Azerbaycan

TÜRKİYE ELÇİBEYİN DEVRİLMESİNİ NEDEN KUTLUYOR?
Azerbaycan’da her yıl 15 Haziran resmî olarak “Milli Kurtuluş Günü” olarak kutlanmaktadır. Resmî anlatıya göre bu tarih, ülkenin siyasi krizden çıkarıldığı ve istikrarın sağlandığı gün olarak sunulur. Ancak Azerbaycan Halk Cephesi hareketinin mensupları, Elçibey taraftarları ve birçok bağımsız araştırmacı için 15 Haziran bambaşka bir anlam taşımaktadır. Onlara göre bu tarih, bağımsız Azerbaycan’ın ilk demokratik ve Türkçü yönetiminin sona erdirilmesinin, eski Sovyet nomenklaturasının yeniden iktidara dönüşünün simgesidir.
Bu nedenle 15 Haziran, Azerbaycan toplumunda bugün bile farklı şekillerde yorumlanan en tartışmalı tarihlerin başında gelmektedir.

Elçibey Dönemi ve Milli Devlet İnşası
Ebulfez Elçibey 7 Haziran 1992 seçimlerinde Azerbaycan’ın ilk demokratik cumhurbaşkanı olarak göreve geldi.
Elçibey iktidarı yalnızca bir hükümet değişikliği değildi. Bu dönem Azerbaycan’ın Sovyet mirasından kurtularak milli kimliğini yeniden inşa etmeye çalıştığı bir dönemdi.
Elçibey yönetiminin temel hedefleri şunlardı:
Azerbaycan’ın tam bağımsızlığını güçlendirmek,
Rusya’nın siyasi ve askerî etkisini azaltmak,
Türk dünyası ile entegrasyonu geliştirmek,
Demokratik kurumları oluşturmak,
Milli kimliği yeniden canlandırmak.
Bu dönemde Türkiye ile ilişkiler tarihte görülmemiş ölçüde gelişti. İlk defa Elçibey’in dile getirdiği ve sıkça kullandığı “Bir millet iki devlet” anlayışı daha sonra Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin temel sloganlarından biri hâline geldi.
Türk Kimliğinin Devlet Politikası Hâline Gelmesi
Elçibey döneminin en dikkat çekici yönlerinden biri Azerbaycan kimliğinin Türk kimliği ile birlikte tanımlanmasıydı.
1992 yılında kabul edilen anayasal düzenlemelerde ve devlet belgelerinde halkın etnik kökenine vurgu yapılarak “Türk” kavramı öne çıkarıldı.
Ayrıca devlet dili konusunda da önemli bir değişiklik yapıldı.
Elçibey yönetimi Azerbaycan’ın resmî dilini “Türk dili” olarak tanımladı. Bu tercih yalnızca dilbilimsel bir mesele değildi; Azerbaycan’ın Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğu düşüncesinin siyasi ifadesiydi.
Elçibey’in yaklaşımına göre:
> Azerbaycanlılık vatandaşlık kimliğiydi, Türk ise milletin etnik ve tarihi kimliğiydi.
Bu nedenle eğitimden kültüre, dış politikadan tarih yazımına kadar birçok alanda Türk dünyası merkezli bir yaklaşım benimsenmişti.
1993 Krizi ve İktidar Değişikliği
1993 yılına gelindiğinde Azerbaycan çok ağır sorunlarla karşı karşıyaydı.
Karabağ savaşı devam ediyordu.
Cephede askerî başarısızlıklar yaşanıyordu.
Ekonomik kriz derinleşmişti.
Devlet kurumları henüz tam olarak oluşmamıştı.
Bazı askerî birlikler merkezi otoriteye karşı hareket etmeye başlamıştı.
Haziran 1993’te Gence’de yaşanan olaylar ülkeyi ciddi bir krize sürükledi.
Bu süreçte Elçibey Bakü’den ayrılarak doğduğu Keleki köyüne geçti.
Ardından Nahçıvan Meclis Başkanı olan Heydar Aliyev Bakü’ye davet edildi.
15 Haziran 1993 tarihinde Aliyev Azerbaycan Parlamentosu Başkanı seçildi.
Daha sonra cumhurbaşkanlığı görevini de devralarak ülkenin yeni siyasi lideri hâline geldi.
Resmî tarih anlatısı işte bu günü “Milli Kurtuluş Günü” olarak adlandırmaktadır.
Elçibey Taraftarlarının Bakış Açısı
Elçibey taraftarları ise aynı olayları farklı yorumlamaktadır.
Onlara göre:
15 Haziran demokratik iktidarın sona erdiği gündür.
Sovyet döneminin yönetici kadroları yeniden iktidara gelmiştir.
Azerbaycan’da çoğulcu siyaset zayıflamıştır.
Muhalefetin etkisi giderek azaltılmıştır.
Devlet yeniden merkezi ve otoriter bir yapıya yönelmiştir.
Bu nedenle Halk için 15 Haziran bir “kurtuluş” değil, milli demokratik hareketin geriletilmesinin başlangıcıdır.
Türk Dili Meselesi
Elçibey döneminde devlet dili “Türk dili” olarak tanımlanıyordu.
Ancak Aliyev döneminde yapılan yeni anayasal düzenlemelerle bu ifade değiştirildi.
1995 Anayasası’nda devlet dili “Azerbaycan dili” olarak tanımlandı.
Bu değişiklik Türkçü çevreler tarafından eleştirildi.
Eleştirilerin temel noktası şuydu:
Elçibey döneminde Azerbaycan Türklerinin Türk milletinin bir parçası olduğu vurgulanırken, yeni dönemde daha ayrı ve özgün bir “Azerbaycanlılık” anlayışı ön plana çıkarılmıştır.
Bu konu günümüzde de Azerbaycan’da tarih, kimlik ve milliyetçilik tartışmalarının merkezinde yer almaktadır.
Türkiye Neden 15 Haziran’ı Kutluyor?
Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî kurumları son yıllarda 15 Haziran vesilesiyle Azerbaycan’a tebrik mesajları göndermektedir.
Bunun temel nedeni günümüz Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin mevcut Azerbaycan devletiyle yürütülmesidir.
Ankara açısından:
15 Haziran Azerbaycan’ın resmî bayramlarından biridir.
İki ülke stratejik müttefiktir.
Diplomatik teamüller gereği resmî bayramlar kutlanmaktadır.
Bu nedenle Türkiye’nin kutlama mesajları genellikle mevcut Azerbaycan devletinin resmî takvimine uygun olarak yayımlanmaktadır.
Ancak Elçibey taraftarları ve bazı Türkçü çevreler şu soruyu sormaktadır:
> “Türkiye, Türk dünyasının en önemli liderlerinden biri olan Elçibey’in iktidardan uzaklaştırılmasının sembolü olarak görülen bir günü neden kutlamaktadır?”
Bu soru özellikle milliyetçi ve Türk dünyası çevrelerinde hâlâ tartışılmaktadır.
Tarihin İki Farklı Yorumu
15 Haziran bugün Azerbaycan tarihinde iki farklı şekilde okunmaktadır.
Birinci yorum:
Devletin dağılmasının önlendiği,
İstikrarın sağlandığı,
Merkezi yönetimin yeniden kurulduğu gün.
İkinci yorum:
Elçibey iktidarının sona erdiği,
Türkçü ve demokratik dönüşümün kesintiye uğradığı,
Eski Sovyet siyasi elitlerinin yeniden iktidara döndüğü gün.
Bu nedenle 15 Haziran yalnızca bir bayram değil, Azerbaycan’ın yakın tarihine ilişkin iki farklı siyasi hafızanın çatıştığı sembolik bir tarihtir.
Elçibey’in mirası ise bugün de yaşamaktadır. Türk dünyasının birliği, demokratikleşme, milli kimlik ve bağımsızlık konularında ortaya koyduğu fikirler, ölümünden sonra da Azerbaycan siyasetinde ve Türk dünyası düşüncesinde etkisini sürdürmektedir. Özellikle Muhammed Emin Resulzade ile başlayan milli devlet fikrini Sovyet sonrası dönemde yeniden canlandıran lider olarak hatırlanmaktadır.
Aynur İmran