Leila Onlaş – Kazakistan

20. yüzyıl Türkistan milli kurtuluş hareketinin en önemli liderlerinden biri olan Mustafa Çokay, hayatını Türkistan halklarının özgürlüğü ve kendi kaderini tayin hakkı için mücadeleye adadı.

Siyasetçi, gazeteci, düşünür ve dava adamı kimlikleriyle öne çıkan Çokay, Türkistan Muhtariyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Onun hayali, Türkistan’ın kendi halkları tarafından yönetilen, özgür ve güçlü bir yurt haline gelmesiydi.

Ancak Bolşeviklerin Türkistan’daki milli hareketi bastırmasının ardından Mustafa Çokay ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Sürgün yıllarını Avrupa’da geçirmesine rağmen, vatanından uzak kalmak onu mücadelesinden vazgeçiremedi. Aksine, Avrupa’dan Türkistan’ın sesi olmaya devam etti.

Çokay, uluslararası kamuoyuna Sovyet yönetiminin Türkistan’daki uygulamalarını anlattı. Yerli halkların siyasi haklardan mahrum bırakıldığını, kendi geleceklerini belirleme imkanlarının ellerinden alındığını ve bölgenin sömürgeci yöntemlerle yönetildiğini savundu.

Onun şu sözleri, dönemin siyasi gerçekliğini özetleyen tarihî bir tespit olarak kabul edilmektedir: “Sovyet iktidarı Türkistan’da, yerli halkların yönetime katılma hakkını toptan reddederek başladı.”— Mustafa Çokay

Bu sözlerde yalnızca bir siyasi eleştiri değil, aynı zamanda bir dönemin trajedisi saklıdır. Çünkü mesele yalnızca bayrakların veya rejimlerin değişmesi değildi. Asıl mesele, Türkistan halklarının kendi topraklarında söz sahibi olma hakkının ellerinden alınmasıydı.

Mustafa Çokay’a göre özgürlük, yalnızca siyasi bağımsızlık değil; aynı zamanda halkın kendi geleceği üzerinde karar verebilmesi anlamına geliyordu. Bu nedenle onun mücadelesi yalnız Kazaklar için değil, Özbekler, Kırgızlar, Türkmenler, Karakalpaklar ve bütün Türkistan halkları için ortak bir özgürlük mücadelesi niteliği taşıyordu.

Bugün Mustafa Çokay’ın mirası, Türkistan coğrafyasında milli bilinç, bağımsızlık ve kendi kaderini tayin hakkı üzerine yürütülen tartışmalarda hâlâ önemini koruyor. Geçmişi anlamak, geçmişte yaşananları yeniden tartışmak için değil; Türkistan ve Büyük Bozkır halklarının bir daha kendi gelecekleri üzerinde söz sahibi olma hakkını kaybetmemesi için gereklidir.

Mustafa Çokay’ın hayatı ve mücadelesi, özgürlüğün ancak milli bilinç, siyasi irade ve tarihî hafızayla korunabileceğini hatırlatan en güçlü örneklerden biri olmaya devam etmektedir.

#MustafaÇokay #Türkistan #Kazakistan #Özbekistan #Kırgızistan #BüyükBozkır #TürkDünyası #Tarih #Özgürlük #Bağımsızlık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir