
MALMÖ – Güney Azerbaycan çağdaş şiirinin en özgün ve etkileyici seslerinden biri olan, edebiyat dünyasında “Sahar Hanım” mahlasıyla tanınan Hamide Reisizade, 74 yaşında sürgünde yaşadığı İsveç’in Malmö şehrinde hayata gözlerini yumdu. Gurbette vatan özlemiyle çarpan bir yürek daha sustu ve Sahar Hanım, geri dönüşü olmayan o büyük gurbete uğurlandı.
Gelenek ile modernizmi kusursuz bir estetikle harmanlayan usta şairin vefatı, tüm Azerbaycan edebiyat dünyasında ve sevenleri arasında derin bir teessürle karşılandı.
Gelenekle Yeniliğin Köprüsü: Sahar Hanım Kimdir?
Sahar Hanım, Güney Azerbaycan çağdaş şiirinin “neoklasik” akımının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyordu. Onun şiirlerinde klasik edebiyatın köklü mirası, irfan ve folklor, modern insanın kaygılarıyla yan yana yürürdü.
O, kalıpların arkasına sığınmayan, sınırları zorlayan bir şairdi. Kimi zaman aruzun ve gazelin o büyülü ikliminde yepyeni fikirler filizlendirir, kimi zaman ise serbest şiirin özgür rüzgârıyla eski acıları, vatan hasretini ve kurtuluş ümidini haykırırdı. Özellikle “Maviler” adlı şiir mecmuasında toplanan eserleri; aşk, hüzün, özgürlük arayışı ve millî kimliğe olan sarsılmaz sadakatin en zarif vesikalarıdır.
Soyut Bir Kavram Değil, Canlı Bir Sancı: Şiirlerinde “Vatan”
Sahar Hanım için vatan, sadece mısralarda geçen soyut ya da coğrafi bir terim değildi. Onun şiirlerinde vatan; kanayan, canlı bir yara, her an hissedilen bir sızı ve bir gün mutlaka dönülecek olan rüya gibi bir sığınaktı.
Onun sesi, sadece dar bir edebiyat çevrelerinde yankılanmadı. Baskıya, ayrımcılığa, sürgünün getirdiği o ağır yalnızlığa göğüs geren binlerce Azerbaycan Türk’ü, kendi toplumsal acılarını ve özgürlük çığlıklarını Sahar Hanım’ın sesinde buldu. O, kolektif bir acıyı şiirin asil diline tercüme ederek bir neslin hafızasında silinmez izler bıraktı.
Ölüm, fani bedenler için bir son olabilir; ancak kendi milletinin diliyle konuşan, onun derdiyle dertlenen şairler, kelimelerin ve seslerin içinde ebediyen yaşamaya devam ederler. Hayatı boyunca gurbeti yazan ve şimdi en büyük gurbete göçen Sahar Hanım, geride bıraktığı şu sitemkar ve dokunaklı mısralarla hafızalara kazındı:
“Yeşil ülkeme kara yel esti,
Güneşe kafes nasip oldu.
Vatanımda tilki pusuya yattı,
Böyle yuvayı ben neyleyeyim…”
Güney Azerbaycan şiirinin zarif ve direnişçi ruhu Sahar Hanım’a Allah’tan rahmet, tüm edebiyat camiasına ve kederli halkımıza başsağlığı diliyoruz. Ruhu şad, mekânı ebedi vatanı olsun.