
Ünlü CIA analisti Graham Fuller “The Center of the Universe: The Geopolitics of Iran” adlı eserinde (1991) İran’ı öncelikle coğrafi konumundan dolayı “dünyanın merkezi” olarak tanımlar.
Fuller İran jeopolitiği anlayışında hem de tarih ve dinin yerine de özel bir önem atfeder, fakat bu yazıda daha çok İran coğrafyasın üzerine yoğunlaşacam.
Fuller’e göre İran’ın coğrafiyası modern jeopolitik dengeler bağlamında dünya için 2 stratejik enerji bölgesine Orta Doğu ve Hazar bölgesine doğrudan kıyısı olmasıdır. Amma ben buna gaz ve petrol zengini Rusya ‘nı da ekliyorum!!
Ortadoğu jeopolitiği ve küresel enerji dengelerinde İran’ın pozisyonunu en iyi izah eden ise Hürmüz Boğazı’ndaki durumdur.
Son günlerde İran’ın Hazar bölgesi bağlantısı da ciddi biçimde gündeme gelmiş durumda. İran’ın Hazar bölgesi politikası hem tarihen, hem Soğuk Savaş döneminde, hem de özellikle günümüzde ulaşım koridorları bağlamında hep dikkat merkezindeydi. Fakat eskiden bu konu daha çok bölgesel bir öncelik olarak öne çıkarken son 30 yılda Kuzey -Güney koridoru ve küresel dengelerde Cib-Rusya -İran ilişkileri bağlamında kritik küresel stratejik mahiyyet kazandı.
İran savaşı Hazar bölgesine komşu olması sebebiyle zaten bölgenin hassasiyetini bir haylı güçlendirmişti.
Fakat İran’ın Hazar Deniz’ini Rusya ve Çin’den kendisine destek için lojistik ulaşım alanı gibi geniş biçimde kullanması ve İsrail’in de bunu önlemek için bölgeye saldırı düzenlemesi bu denizin savaştaki stratejik önemini de artırdı.
TRUMP’IN HÜRMÜZ BOĞAZINA DENİZ BLOKADASI HAZAR DENİZİ BÖLGESİNİN İRAN SAVAŞINDAKİ KONUMUNU KRİTİK STRATEJİ DÜZEYE ÇIKARACAK!!!
Çünki İran hem askeri malzeme, hem gıda, hem genel ticaret için Hazar’a daha çok yüklenecek! Çin ve Rusya’yla stratejik ilişkilerlerinin devamı ve derinleştrilmesi için Hazar Denizi ve bölgesi kritik öneme yükselecek. Bu da aşağıdaki önemli gelişmelere neden olacak:
1) İran, Rusya ve son dönemde Orta Korudor sebebiyle de Hazar’a ilgisi artan Çin’in bölgeye zaten güçlü olan stratejik ilgisi en yüksek seviyeye çıkacak.
2) Batı’nın da bölgeye ilgisi tekrar stratejik seviyeye yükselecek. İran savaşı nedeniyle bu ilginin ekonomik ve jeopoltik yönünü yanısıra ASKERİ VE GÜVENLİK YÖNÜ de çok kritik anlam taşımaga başlıyor.
Böylece Orta Koridor sebebiyle Hazar’ın artan stratejik önemi sadece kritik düzeye yükselmiyor, rekabetin boyutları, sertliği ve aciliyyeti de artıyor.
Düne kadar bölgedeki güç mücadelesi ekonomi, ulaşım ve enerji ve buna bağlı olaraq kontrollü bir jeopolitik rekabetken İran savaşı bunun niteliğini ciddi biçimde değişmiş durumdadır.
İran-Rusya-Çin üçgeninde Hazar Denizi’nin aktiv ve giderek de önemi artan askeri lojistik hattı olarak kullanılması bölgede güç mücadelesine stratejik düzeyde askerî ve güvenlik boyut eklemiş durumdadır. Bu da Hazar’da güç mücadelesini sert bir sürece götürüyor.
İsrail’in İran’ın Hazar kıyılarındaki hedefleri vurması bu sertleşmenin sadece bir boyutudur.
ABD ‘nin Hürmüz Boğazı’na deniz blokadası ise Hazar Denizi ve bölgesi için ortaya çıkaracağı doğal stratejik sonuç ise burada işlerin çok daha kızışması olacak!
Bu bağlamda bölge Hürmüz’den sonra İran -Rusya-Çin üçgeni ile ABD+ İsrail +Arap ülkeleri üçgeninin sert mücadelesinin sürdüğü bir alan olarak daha çok öne çıkacak. Bölge için bunun aşağıdaki tezahürleri olacak:
- Hazar’daki İran hedeflerine İsrail saldırıları sürecek ve İsrail İran içindeki istihbarat ve sabotaj imkanlarını da kullanacak!
- ABD de İran’ın Hazar bölgesindeki hedeflerine saldırı düzenleyecek!
- Ukrayna Rusya’nın Hazar bölgesindeki hedeflerine saldırı düzenleyecek! Daha önce yaptı.
- Hazar bölgesi ülkelerinde stratejik güç mücadelesi ve istihbarat savaşları kritik düzeye yükselecek.
- İsrail ve ABD ‘nin hamlelerine İran ve Rusya da hem Hazar’da, hem de bu enerjinin satıldığı Aralık Deniz’de cevap verecek! Bu da enerji fiyatlarında yükselişi güçlendirecek gelişmedir
