
Doğu Türkistan davasının sarsılmaz çınarı, ömrünü bir milletin hürriyet çığlığına adayan Ahmet İgemberdi, 89 yıllık şerefli yürüyüşünü Avustralya’nın Adelaide kentinde noktaladı. 20 Nisan 2026 tarihinde gelen bu acı haber, sadece bir dava adamının kaybı değil, bir hafızanın ve sönmeyen bir meşalenin sessizliğe bürünmesidir.
Bir Ömür, Bir Ülkü
Ahmet İgemberdi, sadece bir isim değil; sürgünle, hasretle ve dinmeyen bir mücadele azmiyle yoğrulmuş bir ömrün simgesiydi. Vatanından uzakta, gurbetin soğuk iklimlerinde bile yüreği her daim Kaşgar’ın, Urumçi’nin ateşiyle yandı. Onun için yaşamak, Doğu Türkistan’ın sesini dünyaya duyurmakla eş anlamlıydı.
Gurbette Bir Vatan Sevdası
Gençlik yıllarından itibaren Türkistan davasının en ön saflarında yer alan İgemberdi, davasını sadece siyasi bir mesele olarak değil, bir insanlık borcu olarak gördü. Avustralya’ya kadar uzanan o uzun ve ince yolda, heybesinde her zaman vatan toprağının kokusunu taşıdı. Toplantılarda gür sesiyle yaptığı konuşmalar, kaleme aldığı satırlar ve yetiştirdiği gençler, onun en büyük mirası olarak tarihe not düşüldü.
“Mücadelesi Meşalemiz Olacak”
89 yaşında hayat gözlerini yuman Ahmet Bey, arkasında boynu bükük ama başı dik bir camia bıraktı. Onu tanıyanlar, nezaketini, azmini ve vatanına olan sarsılmaz sadakatini asla unutmayacak. Gök bayrak bugün biraz daha mahzun, Türk dünyası bugün bir büyük evladını daha toprağa vermenin derin kederi içinde.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Türkistan camiasının ve sevenlerinin başı sağ olsun.