Rüfet Muradlı

İKİ BİN YILDIR DEĞİŞMEYEN İRAN GERÇEĞİ

Yaklaşık 30 yıl önce böyle bir düşünceyle karşılaşmıştım. Yanılmıyorsam merhum Zehtabi’ye aitti: “Eğer sadece 1000 kişi Zagros Dağları’nın zirvesindeki kayaları Mezopotamya’dan İran platosuna geçen İskender’in ordusunun üzerine yuvarlasaydı, hepsi yok olurdu. Ama bu olmadı.” Böylece halkın bir kesimi tarafından kurtarıcı olarak görülen Makedonyalı İskender, Ahameniş İmparatorluğu’nu tarihe gömdü. Ahameniş tarihi üzerine çalışan en önemli araştırmacılardan Pierre Briant da bu gerçeğe dikkat çekmiştir.

İlginç olan ise benzer bir durumun 7. yüzyılda, Sasani Devleti’nin son hükümdarı Yezdigerd döneminde de yaşanmış olmasıdır. Dört yüz yıllık bir imparatorluk kısa sürede yıkıldı. Neden? Çünkü yine halkın desteğini kaybetmişti. Sasani hükümdarı, kendi halkına karşı acımasız davrandığı için bu desteği yitirmişti.

Çağdaş araştırmacılar, 1979 yılında Pehlevilerin de benzer bir kader yaşadığını belirtmektedir. Özellikle şahın baskı aygıtı ve SAVAK’ın aşırı zulmü halkta büyük bir öfke ve nefret oluşturmuştu. Sonuçta Pehlevi Şahı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. İslam Devrimi’nin başında “devrimciler” tarafından adalet ve eşitlik söylemleri dile getirilmiş, halktan kopmuş Ahamenişler ve Sasanilere karşı açık bir tavır alınmıştı. Hatta Humeyni’nin emriyle Kiros’un Pasargad’daki mezarının yıkılması bile gündeme gelmiş, ancak daha sonra bundan vazgeçilmişti.

Ne var ki kısa süre sonra şuubiye anlayışını İran İslam Cumhuriyeti’ne taşıyan zihniyet amacına ulaştı. Milli baskı, dini ve hatta mezhebi ayrımcılık devletin en üst kademelerine kadar yayıldı. Siyasetçiler, milli hak ve insan hakları savunucuları ağır baskılarla, hatta ölümle karşı karşıya bırakıldı. İdamlar sıradanlaştı. Halkın yer altı ve yer üstü kaynakları yağmalandı ya da ideolojik propagandaya kurban edildi. Milyonlarca insan, özellikle düşünen beyinler ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Bugün ortaya çıkan tablo ise ortadadır: Tepelerine bomba yağan insanlar, evlerinin damında sevinç içinde rejimi istifaya çağırıyor. Böylece halkın büyük çoğunluğunun desteğini kaybeden son şuubi iktidarının da sonuna yaklaştığı görülüyor.

Bence bu tablo, kendi halkına ve kendi vatandaşına acımasız davranan iktidarlar için ibret verici bir ders niteliğindedir.

Rüfet Muradlı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir