KAYA KERİMOĞLU/ GÜNEY AZERBAYCAN

1918 yılında, Mehmet Emin Resulzade Bey’in önderliğinde, yaklaşık 90 yıllık işgalin ardından ilk kez Azerbaycan Cumhuriyeti kuruldu. Ancak bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. Sovyet işgaliyle birlikte Azerbaycan’ın bağımsızlığı sona erdi. Resulzade Bey ve ailesi sürgüne mecbur bırakıldı.
Yıllar geçti. Bu kez aynı ruhu ve bağımsızlık idealini taşıyan Ebulfez Elçibey, Azerbaycan halkının milliyetçi duygularını yeniden uyandırarak bağımsızlık mücadelesine öncülük etti ve cumhuriyeti yeniden ilan etti. Ancak Sovyet baskısı ve siyasi gelişmeler Elçibey’i de görevinden uzaklaştırdı. Ardından Haydar Aliyev cumhurbaşkanlığı görevini devraldı.
Yıllar sonra Azerbaycan’ın bu kutsal görevini İlham Aliyev devraldı.
Milliyetçi bir aile olarak içimiz buruk olsa da diğer taraftan ortada bir Azerbaycan devleti vardı. Dişimizle tırnağımızla tutunmamız, sahip çıkmamız gereken bir devletimiz vardı. Çünkü biliyorduk ki devletin varlığı, milletin geleceği açısından vazgeçilmezdi.
Hiçbir ülke bir gecede demokratik bir örtüye bürünmedi. Elbette İlham Aliyev de bu durumun istisnası değildi. Geçen yıllar içerisinde birçok sevdiğimiz arkadaşımız hapse atıldı. Biz de zaman zaman cumhurbaşkanımızı eleştirdik. Bu süreçte kırıldığımız, üzüldüğümüz ve sorguladığımız çok şey oldu.
Ancak her şeyin bir dönüm noktası vardır.
O dönüm noktası Karabağ’dı!
İlham Aliyev’in başkomutanlığında, 30 yıl sonra Karabağ topraklarının işgalden kurtarılması, bizim için yalnızca askerî bir zafer değildi. Bu, yıllardır içimizde taşıdığımız bir yaranın kapanması, milletimizin onurunun yeniden ayağa kalkmasıydı.
Birçok arkadaşımızın da ifade ettiği gibi, yıllardır namusumuza sürülmüş olan lekenin temizlenmesiydi.
İşte Karabağ Zaferi, İlham Aliyev’e bakışımızı değiştiren en önemli dönüm noktası oldu. Onu bize sevdiren, yıllardır beklediğimiz o tarihî sonucun gerçekleşmesiydi.
Elbette bu 30 yıl içerisinde çok şey yaşandı. Benim de dâhil olduğum birçok milliyetçinin gönlü kırıldı. Eleştirilerimiz, itirazlarımız ve unutmadığımız kırgınlıklarımız oldu. Ancak bütün bunların yanında, Karabağ’ın kurtuluşu gibi tarihî bir gerçeği de görmezden gelemeyiz.
Bugün açık yüreklilikle söylüyorum:
Karabağ’ı kurtaran İlham Aliyev’e hakkımız helaldir.
Siyasi görüşlerimiz, eleştirilerimiz ve beklentilerimiz farklı olabilir. Fakat milletimizin tarihine geçen bir zaferi teslim etmek de bir erdemdir.
Zafer Bayramımız kutlu olsun!
Karabağ Azerbaycan’dır!