AZERBAYCAN VE AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİNDE “GÖRÜLMEMİŞ DİNAMİZM” DÖNEMİ

Bakü – Azerbaycan ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki stratejik ortaklık, küresel jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde en yüksek seviyesine ulaştı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Bakü’de bir araya gelerek iki taraf arasındaki ilişkileri derinleştirecek tarihi bir zirveye imza attılar. Görüşmenin ardından liderler, uluslararası basının karşısına geçerek ortak bildiri yayınladılar.

Cumhurbaşkanı Aliyev: “İlişkilerimiz Eşi Benzeri Görülmemiş Bir Dinamizm Yaşıyor”

Zirve kapsamında yapılan resmi açıklamada Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakü ile Brüksel arasındaki ortaklığın ulaştığı noktayı şu güçlü sözlerle özetledi:

“Halihazırda Avrupa Komisyonu ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler hususi olarak aktif bir kalkınma merhalesi yaşamaktadır. Münasebetlerimizde müşahede olunan bu misli görülmemiş dinamizm, her iki tarafın ortaklığını daha da yoğunlaştırma ve ortaklığımızı muhkemlendirme (güçlendirme) azminde olduğunu açıkça aksettirmektedir.”

Cumhurbaşkanı Aliyev, Azerbaycan’ın sadece güvenilir bir enerji tedarikçisi değil, aynı zamanda Avrupa’nın genel karasal güvenliği ve lojistik entegrasyonu (Orta Koridor) için de vazgeçilmez bir stratejik ortak olduğunu vurguladı.

Enerji ve Güvenlik Ortaklığında Büyük İvme

Görüşmenin ana gündem maddelerinden birini, son dört yılda yüzde 65 oranında artış gösteren ve günümüzde 10 Avrupa ülkesine ulaşan doğal gaz arzı oluşturdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın enerji arz güvenliğine sunduğu katkılardan dolayı Bakü yönetimine teşekkürlerini iletti.

Zirvede ayrıca, AB tarafından bölgenin dijital, lojistik ve ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla devreye alınan yeni destek paketleri ve Ermenistan ile yürütülen barış müzakerelerinde Azerbaycan’ın yapıcı rolü takdirle karşılandı.

Analiz: “Türk Yüzyılı” Vizyonunun Batı Hattındaki Güçlü Kalesi

Bu tarihi el sıkışma, Türk dünyasının entegrasyon süreçlerinin Batı dünyası tarafından nasıl yakından ve kabul görerek takip edildiğinin en somut nişanesidir. Azerbaycan, Karabağ zaferinin ardından bölgesel bir güç olmaktan çıkarak, Doğu ile Batı arasında köprü kuran küresel bir diplomasi merkezine dönüştüğünü bu zirveyle bir kez daha kanıtlamıştır.