Bazı insanlar vardır; yaşadıkları dönemin sınırlarını aşar, yalnızca kendi çağlarını değil, gelecek nesilleri de aydınlatırlar. Hasan Bey Zerdabi işte böyle bir isimdir. O, Azerbaycan’da modern düşüncenin, milli basının ve çağdaş eğitimin temellerini atan; milletine yalnızca gazete değil, aynı zamanda bir fikir ufku kazandıran büyük bir öncüdür.

28 Haziran 1837’de Zerdab’da doğan Hasan Bey Zerdabi, eğitimini Moskova Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra rahat bir hayat sürmeyi değil, halkının cehaletle mücadelesine omuz vermeyi seçti. Çünkü o, bir milletin gerçek gücünün ordularında değil; eğitimli insanlarında, özgür düşüncesinde ve ana dilinde olduğuna inanıyordu.

1875 yılında yayımlamaya başladığı “Ekinci” gazetesi, yalnızca Azerbaycan’ın değil, bütün Türk dünyasının dönüm noktalarından biri oldu. Ana dilinde yayımlanan bu gazete, halka sade bir dille sesleniyor; tarımdan bilime, eğitimden sağlığa, toplumsal sorunlardan kültüre kadar hayatın her alanında bilgi vererek insanları düşünmeye davet ediyordu. Böylece Azerbaycan Türkçesi ilk kez modern bir basın dili olarak milletle buluştu.

Zerdabi’nin mücadelesi sadece gazetecilikle sınırlı değildi. O, kız çocuklarının eğitimini savundu, yoksul öğrenciler için yardım cemiyetleri kurdu, tiyatronun gelişmesine öncülük etti ve bilimin toplumun her kesimine ulaşması için büyük emek verdi. Döneminin baskıcı şartlarına rağmen hakikati söylemekten vazgeçmedi.

Hasan Bey Zerdabi’nin en büyük başarısı, milletine özgüven kazandırmasıydı. O, “önce insanı eğitmek gerekir” diyerek milli uyanışın temelini eğitimde ve basında gördü. Bugün Azerbaycan’da yüzlerce gazete, televizyon, üniversite ve bilim kurumu varsa, bunun temelinde Zerdabi’nin attığı ilk adımlar bulunmaktadır.

Onun fikirleri yalnızca Azerbaycan için değil, bütün Türk dünyası için yol göstericidir. Çünkü Zerdabi, ortak dilin, ortak kültürün ve milli kimliğin korunmasının bağımsızlığın en güçlü teminatı olduğuna inanıyordu. Kalemini hiçbir zaman şahsi çıkarı için değil, milletinin geleceği için kullandı.

Bugün Hasan Bey Zerdabi’yi anmak; sadece büyük bir gazeteciyi hatırlamak değildir. Aynı zamanda hakikatin peşinden gitmeyi, ilmi rehber edinmeyi, ana diline sahip çıkmayı ve milletine hizmet etmeyi yeniden hatırlamaktır.

Aradan geçen yaklaşık iki asra rağmen Zerdabi’nin bıraktığı miras hâlâ yaşamaktadır. Çünkü fikirler ölmez; milletini seven insanların emekleri, nesiller boyunca yaşamaya devam eder.

Doğumunun yıl dönümünde Hasan Bey Zerdabi’yi saygı, rahmet ve minnetle anıyor; onun açtığı aydınlanma yolunun Türk dünyasına ilham vermeye devam etmesini diliyoruz.