
Saha Bağımsızlık Hareketi Lideri
Kremlin, kendisine ait olmayan doğal zenginlikleri pazarlamayı sürdürüyor.
Yakutistan (Saha Cumhuriyeti) topraklarında bulunan Tomtor Nadir Toprak Elementleri Yatağı, dünyanın en büyük ve henüz tam anlamıyla işletilmemiş stratejik maden rezervlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde teknolojiden savunma sanayisine kadar pek çok alanda hayati önem taşıyan bu kaynak, Saha halkının ata yurdunun bir parçasıdır.
Bugün gelen haberler, Hintli uzmanların Tomtor’dan alınan maden örneklerini incelemeye başladığını gösteriyor. Daha önce bu saha Rus devlet şirketi Rosneft’in kontrolüne verilmişti. Ardından Vladimir Putin, bu stratejik rezervi Amerikalı yatırımcılara açmaya çalıştı; ancak çeşitli nedenlerle bu girişim sonuçsuz kaldı. Şimdi ise sırada Hindistan bulunuyor.
Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Saha halkına bu konuda fikri soruldu mu?
Hayır.
Tomtor, Saha halkının tarih boyunca yaşadığı topraklarda yer alıyor. Buna rağmen, bu toprakların gerçek sahiplerinin iradesi tamamen görmezden geliniyor. Moskova, Saha Cumhuriyeti’nin doğal kaynaklarını kendi mülkü gibi tasarruf etmeye devam ediyor.
Oysa Saha Cumhuriyeti’nin hukuk düzeninde yer altı zenginlikleri halkın doğal serveti olarak kabul edilmektedir. Ne var ki anayasal düzeyde, bu zenginliklerin gerçek sahibinin Saha halkı olduğu açık biçimde güvence altına alınmamıştır. İşte bu hukuki boşluk, Kremlin’in bölgenin kaynaklarını dilediği ülkeye devretmesine ve pazarlamasına imkân tanımaktadır.
Bugün Amerikan şirketleriyle görüşülen kaynaklar, yarın Hint şirketlerine sunulabiliyor. Ancak değişmeyen tek gerçek, bu kararların hiçbirinde Saha halkının söz sahibi olmamasıdır.
Bu tablo, yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Aynı zamanda sömürge yönetimi anlayışının günümüzde de devam ettiğinin açık bir göstergesidir. Bir halkın toprağı üzerindeki zenginlikler hakkında karar verme hakkı elinden alındığında, o halkın siyasi iradesi de fiilen yok sayılmış olur.
Saha halkı, kendi geleceğine ancak kendi iradesiyle yön verebildiği gün bu düzen değişecektir. Kremlin’e bağımlılık sürdüğü sürece, doğal kaynakların başkaları adına yönetildiği bu sömürge düzeni de varlığını korumaya devam edecektir.