
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının en ağır insani sonuçlarından birinin kayıp kişiler meselesi olmaya devam ettiğini belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Hacıyev, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Birinci Karabağ Savaşı’nın üzerinden 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen binlerce Azerbaycan vatandaşının akıbetinin hâlâ bilinmediğini vurguladı.
Açıklamaya göre, resmi kayıtlarda 4 bin 9 Azerbaycan vatandaşı hâlen kayıp kişi olarak kayıtlı bulunuyor. Bu kişilerin önemli bir bölümünün savaş sırasında esir düştüğü, kaçırıldığı veya çatışmalar sırasında kaybolduğu belirtiliyor.
Hikmet Hacıyev, kayıp kişilerin ailelerinin onlarca yıldır büyük bir belirsizlik içinde yaşadığını ifade ederek, yakınlarının akıbetini öğrenmenin en temel insani haklardan biri olduğuna dikkat çekti.
Binlerce Aile 30 Yıldır Haber BekliyorKarabağ savaşlarının ardından kaybolan kişilerin aileleri, yıllardır çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin veya anne-babalarının hayatta olup olmadığına dair bir bilgiye ulaşabilmiş değil. Birçok aile için savaş henüz sona ermiş değil; çünkü sevdiklerinin nerede olduğu ve başlarına ne geldiği sorusu cevapsız kalmaya devam ediyor.
Uluslararası insancıl hukuk kurallarına göre savaş dönemlerinde kaybolan kişilerin akıbetinin araştırılması, toplu mezarların ortaya çıkarılması ve ailelerin bilgilendirilmesi devletlerin sorumlulukları arasında yer alıyor.
Toplu Mezarlar GerçeğiAzerbaycan, işgalden kurtarılan bölgelerde bugüne kadar çok sayıda toplu mezarın tespit edildiğini açıklamıştı. Yapılan kazı çalışmaları sırasında bulunan insan kalıntılarının kimliklerinin belirlenmesi için DNA incelemeleri sürdürülüyor.
Yetkililer, yeni bulunan toplu mezarların kayıp kişilerin akıbetinin aydınlatılması açısından önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Ancak Azerbaycan tarafı, kayıp kişilerin tamamının bulunabilmesi için Ermenistan’ın elindeki bilgi ve belgeleri paylaşmasının büyük önem taşıdığını ifade ediyor.
İnsani Bir MeseleUzmanlara göre kayıp kişiler sorunu, siyasi anlaşmazlıkların ötesinde tamamen insani bir konu niteliği taşıyor. Aradan geçen uzun yıllara rağmen binlerce ailenin yakınlarının akıbetini öğrenememesi, Güney Kafkasya’da savaşın bıraktığı en derin yaralardan biri olarak görülüyor.
Azerbaycan yönetimi, uluslararası kuruluşları ve ilgili kurumları kayıp kişilerin bulunması ve ailelerin bilgilendirilmesi konusunda daha aktif rol üstlenmeye çağırırken, kayıp vatandaşların akıbetinin açıklığa kavuşturulmasının kalıcı barış ve güven ortamının tesisi açısından da önemli olduğunu vurguluyor.