
Reuters’ın uydu görüntülerine dayanan küresel araştırması, Pekin’in Doğu Türkistan’da devasa yeni nükleer fırlatma tesisleri ve altyapı ağları inşa ettiğini gözler önüne serdi. Tarihçi ve yazar Prof.Dr. Abdulhamit Avşar, bu kritik gelişmenin ardındaki korkunç gerçeğe dikkat çekerek, soykırıma maruz kalan Doğu Türkistan topraklarının Çin tarafından açıkça bir “nükleer hedef” haline getirildiğini vurguladı.
PEKİN / KUMUL – Doğu Türkistan’da milyonlarca Müslüman Türk’e yönelik sistematik asimilasyon, toplama kampları ve kültürel soykırım politikalarını sürdüren Çin Halk Cumhuriyeti, bölgeyi bu kez de küresel bir nükleer savaşın merkez üssü haline getirecek tehlikeli adımlar atıyor.
Dünyanın önde gelen haber ajanslarından Reuters’ın incelediği en güncel uydu görüntüleri, Çin’in Doğu Türkistan çöllerinde gizlice yürüttüğü devasa askeri tahkimatı ve nükleer fırlatma rampası ağını tüm çıplaklığıyla deşifre etti.
### Reuters Belgeleriyle Kanıtlandı: Çölde Yükselen Sekizgen Nükleer Yapılar
Uluslararası güvenlik ve nükleer analiz uzmanlarının takibine takılan uydu fotoğraflarına göre, Çin askeri yönetimi Doğu Türkistan’ın Kumul (Hami) şehri yakınlarındaki kumluk arazide hummalı bir çalışma yürütüyor.
Devasa Silo ve Destek Ağı: Bölgede kıtalararası balistik füzeleri barındıran nükleer siloların çevresine; sekizgen şeklinde devasa tahkim edilmiş sığınaklar, yeni fırlatma rampaları, komuta kontrol merkezleri ve askeri demiryolu hatları inşa ediliyor.
Lop Gölü (Lop Nor) Tehdidi: İnşa edilen bu kritik üslerden biri, Çin’in onlarca yıl boyunca onlarca atmosferik ve yer altı atom bombası testi gerçekleştirdiği, radyoaktif kirliliğin ve kanser vakalarının halen sürdüğü Lop Gölü (Lop Nor) havzasının hemen yakınında yer alıyor.
Savaş Simülasyon Alanları: Aynı arazi üzerinde düşman savaş uçaklarının (özellikle ABD hava kuvvetlerini temsil eden) maketleri, sahte pistler ve bombalama testleri için açılmış devasa çukurlar göze çarpıyor. Güvenlik analistleri, Pekin’in bu hamleyle olası bir “ilk nükleer saldırıya karşı” misilleme (ikinci vuruş) kapasitesini garantiye almayı hedeflediğini belirtiyor.

Prof.Dr. Abdulhamit Avşar: “Doğu Türkistan’ı Bilerek Nükleer Hedef Yapıyorlar”
Konuyla ilgili jeopolitik ve insani tehlikeyi değerlendiren tarihçi-yazar Dr. Abdulhamit Avşar, Çin’in Doğu Türkistan politikasındaki bu askeri kırılmanın ürkütücü boyutlarına işaret etti. Fikir ve analizleriyle konunun stratejik arka planını aydınlatan Avşar, Pekin’in nükleer cephaneliğini bilinçli bir şekilde Uygur Türklerinin topraklarına yığmasının tesadüf olmadığını belirtti.
Prof.Dr. Abdulhamit Avşar’ın analiz ve öngörülerine göre durumun vahameti şu noktalarda gizli:
“Milyonlarca Müslüman Türk’e karşı uzun yıllardır sistematik bir asimilasyon ve soykırım politikası uygulayan işgalci Çin rejimi, bu nükleer hamleyle Doğu Türkistan’ı olası bir küresel çatışmada doğrudan açık hedef haline getiriyor. Pekin, nükleer füzelerini kendi metropol bölgelerinden veya Çinli nüfusun yoğun olduğu iç eyaletlerden uzak tutarak Doğu Türkistan’a konuşlandırıyor. Bu durum, muhtemel bir savaşta karşı taraftan gelecek misilleme nükleer darbelerinin de doğrudan Doğu Türkistan topraklarına düşmesi demektir.”
Avşar, halihazırda demografik yapısı değiştirilmeye çalışılan, camileri yasaklanan, aydınları zindanlara atılan Doğu Türkistan halkının, bu kez de Çin’in nükleer kalkanı olarak ileri sürülmesinin dehşet verici ve uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Dünyaya Çağrı: Soykırımın Yanına Nükleer Tehdit Ekleniyor
Reuters’ın bu çarpıcı özel haberi ve Dr. Abdulhamit Avşar’ın uyardığı stratejik tehlike, uluslararası toplumun Doğu Türkistan meselesine bakışını değiştirmek zorunda olduğunu gösteriyor. Doğu Türkistan, sadece insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir bölge olmanın ötesine geçerek, Çin’in küresel nükleer hegemonya yarışında dünyayı tehdit eden devasa bir askeri üsse dönüştürülmüş durumda.
Güvenlik uzmanları ve bölge analistleri, Kumul ve Lop Nor çevresindeki bu hareketliliğin, Doğu Türkistan’daki çevre felaketlerini katlayacağı ve bölgedeki Türk varlığını tamamen yok etme potansiyeli taşıdığı konusunda birleşiyor.