
DOĞU TÜRKİSTAN – Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) uzun yıllardır yürüttüğü sistematik baskı ve tutuklama dalgası, bu kez rejimin resmi kurumlarında üst düzey görevler üstlenmiş sembolik bir ismi vurdu. Edinilen bilgilere göre, Doğu Türkistan Siyasi Danışma Konferansı Daimi Üyesi, Urumçi’deki tarihi Ak Mescit’in eski imamı ve Çin İslam Cemiyeti Başkan Yardımcısı olan Abdüşükür Rahmitulla rejim güçleri tarafından tutuklandı.
Aktivistler ve bölge uzmanları, Rahmitulla’nın tutuklanmasını Çin’in bölgedeki dini ve entelektüel hafızayı tamamen sıfırlama politikasının en somut adımlarından biri olarak değerlendiriyor.
Abdüşükür Rahmitulla Kimdir?
Tutuklanan Abdüşükür Rahmitulla, Doğu Türkistan genelinde hem dini otoritesi hem de üstlendiği resmi unvanlar sebebiyle oldukça kritik ve tanınan bir isimdi.
Doğu Türkistan’ın kalbi sayılan Urumçi’deki Ak Mescit’in (Ak Meçit) eski imamı olarak halk üzerinde güçlü bir dini ve sosyolojik nüfuza sahipti.
Çin devletinin kontrolü altında faaliyet gösteren resmi Çin İslam Cemiyeti’nin Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Aynı zamanda devlet mekanizmasının bir parçası olan Doğu Türkistan Siyasi Danışma Konferansı’nın Daimi Üyesi konumundaydı.
Abdüşükür Rahmitulla, bugüne kadar Çin devletinin yasal sınırları ve resmi kurumları içerisinde kalarak din hizmeti yürüten, Pekin yönetimiyle doğrudan karşı karşıya gelmemeye özen gösteren “ılımlı” veya “sistem içi” olarak nitelendirilebilecek bir figürdü.
Sistemin İçindeki İsimler Bile Güvende Değil
Uygur insan hakları örgütleri, bu tutuklamanın çok net bir mesaj taşıdığına dikkat çekiyor. Çin’in 2017 yılından bu yana hız kesmeden sürdürdüğü “Terörle Mücadele ve Radikalleşmeden Arınma” adı altındaki toplama kampı ve asimilasyon politikaları, ilk yıllarda daha çok bağımsız din alimlerini, yazarları ve entelektüelleri hedef alıyordu.
Ancak Rahmitulla’nın tutuklanması, Çin Komünist Partisi (ÇKP) rejiminin artık kendisine tamamen biat etmiş, resmi makamlarda görev vermiş olduğu Uygur elitlerine dahi güvenmediğini gösteriyor.
Tutuklanmanın Olası Nedenleri Neler?
Resmi olarak Çin makamlarından henüz bir açıklama yapılmamış olsa da, benzer geçmişe sahip Uygur dini figürlerin tutuklanma gerekçeleri genellikle şu başlıklar altında toplanıyor:
1 “Çift Yüzlülük” (Two-Faced) Suçlaması: Çin rejimi, resmi görevlerde bulunan Uygur yetkilileri ve din adamlarını sık sık “görünüşte partiye sadık, gizliden gizliye Uygur kimliğini ve İslamiyet’i korumaya çalışan iki yüzlüler” olmakla suçlayarak tasfiye ediyor.
2 Toplumsal Etkiyi Sıfırlama: Rahmitulla gibi isimlerin resmi unvanları olsa bile, halk nezdindeki saygınlıkları ve İslami kimliği temsil ediyor oluşları Pekin’in “Kültürel Çinlileştirme” (Sinifikasyon) politikalarına bir tehdit olarak algılanıyor.
3 Hafıza Silme Operasyonu: Caminin, imamın ve dini liderliğin Doğu Türkistan toplumsal yapısındaki yerini tamamen yok etmek.
Bölgeden haber alma kanallarının son derece kısıtlı olması sebebiyle Abdüşükür Rahmitulla’nın şu an hangi cezaevinde veya kampta tutulduğu, sağlık durumu ya da yargılanma süreciyle ilgili detaylar henüz netlik kazanmadı. Uluslararası insan hakları örgütleri ve Uygur diasporası, gelişmeleri yakından takip ederek dünya kamuoyuna duyurmaya çalışıyor.